Avrupa Birliği (AB), trafikte güvenliği artırmak amacıyla yeni bir düzenlemeyi devreye aldı.
Güncellenen "Genel Güvenlik Yönetmeliği" kapsamında, AB genelinde satılan veya ilk kez tescil edilen tüm özel otomobil, minibüs, kamyon ve otobüslerde sürücünün bakışlarını, baş hareketlerini ve dikkat seviyelerini izleyen iç kameraların bulunması yasal bir zorunluluk haline getirildi.
"Gelişmiş Sürücü Dikkat Dağınıklığı Uyarısı" (ADDW) olarak adlandırılan bu sistem, Avrupa Komisyonu tarafından bu hafta teşvik edilen nihai aşama ile resmiyet kazandı.
Zorunlu donanım, düşük hızlarda aktif hale gelerek araç hızı arttıkça denetim şartlarını sıkılaştırıyor.
Sürücünün yol dışındaki alanlara uzun süre odaklanması durumunda sistem sırasıyla görsel, sesli veya titreşimli uyarılar veriyor.
Belirlenen sınırlara göre, araç hızı saatte 50 kilometre veya üzerindeyken sürücünün dikkat dağınıklığı bölgesine 3,5 saniyeden fazla bakması uyarı mekanizmasını tetikliyor.
Saatte 20 kilometre ve üzerindeki hızlarda ise bu sınır 6 saniye olarak uygulanıyor. Yönetmelik, kameraların yanı sıra olası bir çarpışma anında hız, frenleme ve direksiyon girdileri gibi telemetri verilerini kaydeden bir "Olay Veri Kaydedicisi" (kara kutu) bulundurulmasını da zorunlu kılıyor.
ARABANIZ SİZİ SÜREKLİ İZLEYECEK
Sürücü izleme teknolojileri geliştiren Smart Eye şirketinin CEO'su Martin Krantz, 7 Temmuz'u Avrupa'da yol güvenliği için tarihi bir gün olarak nitelendirerek, bu düzenlemenin dünyadaki diğer bölgeler için de bir emsal teşkil edeceğini belirtti.
Mevcut yasal çerçeveye göre, dikkat takip kameralarının biyometrik kimlik tespiti veya yüz tanıma yapmadan çalışması ve verilerin araç dışına aktarılmaması gerekiyor.
Üreticilerin sistemi hava ve ışık koşullarından etkilenmeyecek şekilde tasarlaması istenirken, sürücülere de uyarıları veya sistemi geçici olarak devre dışı bırakma imkanı tanınabiliyor.
Düzenlemeyi destekleyenler sistemin hayat kurtarıcı olduğunu savunurken, eleştirmenler ve bazı kullanıcılar ise bu teknolojinin gelecekte daha kapsamlı bir izleme altyapısına zemin hazırlayabileceğinden endişe ediyor.
İlk kullanıcı yorumlarına göre sistemin sık sık hatalı uyarılar verdiği ve sürekli izlenme hissi yarattığı belirtildi.
Sektördeki eleştirmenler, kameraların yaygınlaşmasıyla birlikte gelecekte yazılım güncellemeleri yoluyla telefon kullanımı, emniyet kemeri kontrolü gibi alanların da denetlenebileceğini ve sürüş alışkanlıklarının kişisel mobilite puanlamalarına dönüştürülebileceğini öne sürdü.
KAMERALAR DOĞRUDAN POLİSE BAĞLI
Avrupa'daki bu yeni zorunluluk, ABD ve Avrupa'da hızla artan dijital sürekli gözleme sisteminin son uzantısı olarak yorumlandı.
Yılın başlarında Ford tarafından alınan patentler, yapay zeka destekli araç içi sistemlerin yüz tarama, dudak okuma, duygu durumu tespiti yapabildiğini ve araç hareket etmeden önce gerçek zamanlı polis veri tabanlarını sorgulayabildiğini ortaya koymuştu.
Ayrıca, ABD'deki federal altyapı kurallarında yer alan alkollü veya yetersiz sürüşü önleme teknolojilerine yönelik takvimler de benzer bir eğilime işaret ediyor.
Tüm bu uygulamalar resmi olarak "güvenlik" gerekçesiyle sunulsa da eleştirmenler, donanımların kalıcı hale gelmesinin ilerleyen dönemde dijital kimlik entegrasyonları veya uzaktan müdahale araçlarına kapı aralayabileceğini iddia etti.
Bu durum, takip edilmeyen bir mobilite alanı arayan otomobil meraklılarının, bu tür zorunluluklardan önce üretilen eski model araçlara yönelmesine neden oldu.