AKP, yapı güvenliğini artırmak, kaçak yapılaşmayla daha etkin mücadele etmek ve tapu-kadastro işlemlerinde bürokrasiyi azaltmak amacıyla hazırlanan kapsamlı bir kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu. “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı KHK’de Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” başlığını taşıyan düzenleme, 31 maddeden oluşuyor.
BELEDİYELERE CUMHURBAŞKANI ŞARTI
Belediyeler ve bağlı kuruluşların dolaylı veya bedelsiz şekilde şirket edinmesi, şirket kurması ya da kooperatiflere ortak olması Cumhurbaşkanı onayına bağlanıyor.
Teklifte; riskli yapı ve alanların dönüştürülmesinden yangın güvenliği denetimlerine, yapı denetim sisteminden belediye şirketlerine kadar geniş bir yelpazede değişiklikler yer alıyor. Ayrıca Anayasa Mahkemesi kararları sonrası ortaya çıkan hukuki belirsizliklerin giderilmesi hedefleniyor.
Düzenlemeyle, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü bünyesindeki Taşınmaz Değerleme Dairesi güçlendirilirken, yetkili değerleme kuruluşlarının hazırladığı raporların elektronik ortamda kuruma aktarılması zorunlu hale getiriliyor. Bu adımla kamulaştırma ve toplulaştırma işlemlerinde daha sağlıklı verilerin kullanılması ve kamu giderlerinin azaltılması amaçlanıyor.
TOKİ’nin sosyal konut projelerine yönelik olarak ise 31 Aralık 2027’ye kadar geçerli damga vergisi istisnası getiriliyor. Böylece orta ve dar gelir grubuna yönelik konutların daha düşük maliyetle hayata geçirilmesi hedefleniyor. TOKİ işlemlerinin dijital ortama taşınmasıyla başvuru ve sözleşmelerin uzaktan yapılabilmesi sağlanırken, mirasçılık belgelerinin doğrudan temin edilmesinin önü açılıyor.
Teklifte site aidatlarına da düzenleme getiriliyor. Site yöneticilerinin belirlediği aidat ve avansların kat malikleri kurulunun onayına bağlanmasıyla keyfi artışların önüne geçilmesi amaçlanıyor. Yapı kooperatiflerinde ise konutlar tamamlanmadan ve kesin maliyet hesaplanmadan tapu devri yapılmasına son veriliyor.
Yangın güvenliği ve yapı denetimi alanında yetki belgeli ustaların kayıt altına alınması, yangın güvenliği uzmanlarının görev ve sorumluluklarının netleştirilmesi öngörülüyor. Yangın denetimlerinde tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için idarelerce verilecek süreye üst sınır getirilerek uygulama birliği sağlanması hedefleniyor.
Kaçak yapılaşmayla mücadele kapsamında ruhsatsız yapılara hazır beton verilmesine idari yaptırım getirilirken, sahte belgeyle alınan müteahhitlik sınıflandırma belgelerine ağır yaptırımlar öngörülüyor. Tapu ve kadastroda ise ölçüm farklarına ilişkin “yanılma sınırı” tanımı yapılarak düzeltmelerde bilimsel standart oluşturuluyor.
Ayrıca atıl durumdaki Hazine taşınmazlarının kentsel dönüşüm ve sosyal konut projelerinde kullanılmasına imkan tanınırken, 6 Şubat depremleri sonrası depremzedelere verilen hibe ve kredilerin haczedilememesi hüküm altına alınıyor.
Kanun teklifinin TBMM’deki komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinin ardından yasalaşması halinde, yapı ve tapu alanında kapsamlı bir dönüşüm hedefleniyor.