Avrupa’nın kalbinde yer alan ve yüzölçümü bakımından kıtanın en küçük devletlerinden biri olan Lüksemburg, kişi başına düşen gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) verilerine göre dünya genelinde zirvedeki yerini koruyor. Yaklaşık 660 bin nüfuslu ülke, sunduğu yüksek yaşam standartları ve ekonomik verileriyle "küçük ama en zengin ülke" tanımının küresel karşılığı olarak kabul ediliyor.
KİŞİ BAŞINA DÜŞEN GELİRDE DÜNYA LİDERİ OLDU
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası verilerine göre Lüksemburg, kişi başına düşen yaklaşık 135.000 dolarlık milli gelirle dünyanın en zengin ülkesi konumunda. Ülke ekonomisinin temelini, geçmişteki çelik sanayisinden modern finans ve teknoloji hizmetlerine başarılı bir şekilde geçiş yapması oluşturuyor.
BİR BANKACILIK ÜSSÜ
Lüksemburg’un ekonomik refahını sürdürülebilir kılan temel faktörler şu şekilde sıralanıyor: Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra dünyanın en büyük ikinci yatırım fonu merkezi olan Lüksemburg, Avrupa Birliği'ndeki en önemli özel bankacılık üssüdür. Düşük kurumlar vergisi ve esnek ticaret yasaları sayesinde Amazon, Skype ve PayPal gibi küresel teknoloji devlerinin Avrupa merkezlerine ev sahipliği yapıyor.
Ülkedeki çalışan nüfusun büyük bölümü komşu ülkeler olan Fransa, Almanya ve Belçika'dan her gün sınır geçerek gelen yüksek eğitimli profesyonellerden oluşuyor.
TOPLU TAŞIMA ÜCRETSİZ KULLANILIYOR
Yüksek vergi gelirleri, ülkede gelişmiş bir sosyal devlet yapısının oluşmasını sağladı. Lüksemburg, 2020 yılında dünyada toplu taşımayı ülke genelinde tamamen ücretsiz hale getiren ilk ülke olarak tarihe geçti. Ayrıca asgari ücret seviyesi, Avrupa Birliği içindeki en yüksek rakam olma özelliğini taşıyor.