2011 yılının sakin bir Haziran gününde, İsveçli hazine avcılarından oluşan Ocean X ekibi, Baltık Denizi’nin tabanında sonar taraması yaparken alışılmadık bir görüntüyle karşılaştı. Gördükleri şey, sıradan bir gemi enkazı veya kaya parçası değildi; yaklaşık 60 metre çapında, mükemmel bir geometrik forma sahip devasa bir diskti.

ZORUNLU İNİŞ İDDİALARI GÜÇLENDİ

Nesnenin sonar görüntüleri yayınlandığında internet adeta çalkalandı. Diskin yapısı, Star Wars serisindeki efsanevi Millennium Falcon gemisine olan benzerliğiyle dikkat çekiyordu. Yapının üzerinde 300 metrelik bir "koşu yolu" veya sürüklenme izi andıran bir hattın bulunması, "Bu bir UFO ve buraya zorunlu iniş yaptı" iddialarını güçlendirdi.

UZMANLAR FİKİR AYRILIĞI YAŞIYOR

Heyecan verici teorilere rağmen, jeologlar ve deniz bilimciler konuya daha temkinli yaklaştı. Yapılan incelemeler ve alınan örnekler sonucunda ortaya çıkan temel görüşler şunlar:

Buzul Çağı Kalıntısı: Birçok bilim insanına göre bu yapı, yaklaşık 140.000 yıl önce Buzul Çağı sırasında buzulların taşıdığı ve erimeyle birlikte orada bıraktığı devasa bir bazalt kaya oluşumu.

Doğal Jeoloji: Stockholm Üniversitesi'nden uzmanlar, bölgedeki jeolojik hareketlerin bu tür dairesel ve basamaklı yapılar oluşturabileceğini belirtiyor.

Elektronik Bozulma İddiaları: Ocean X ekibi, nesneye yaklaştıklarında kamera ve uydu telefonlarının çalışmayı durdurduğunu iddia etse de, bu durum bilimsel olarak henüz kanıtlanmış veya tekrarlanabilmiş değil.

TARTIŞMALAR BUGÜNBİLE SÜRÜYOR

Bugün Baltık Denizi Anomalisi, bilimsel olarak "doğal bir oluşum" olarak sınıflandırılsa da, tam olarak ne olduğu konusundaki tartışmalar bitmiş değil. Keskin köşeleri, merdiven benzeri çıkıntıları ve açıklanamayan sonar yansımalarıyla, bu devasa disk okyanusun en büyük modern mitlerinden biri olmaya devam ediyor.

Nesnenin bulunduğu konumun koordinatları hala gizli tutuluyor ancak her yıl onlarca bağımsız araştırmacı bu gizemi çözmek için bölgeye dalış planları yapıyor.