İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu partisinin grup toplantısında konuştu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de yüklenen Dervişoğlu “Yaptığınız çağrılarla Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin tartışılmazlarını, tartışma masasına yatırıp, tartışılır hale getirdiniz. İmralı canisinden, ulakları vasıtasıyla gelen mesajın her cümlesinin altına imzanızı attınız. Meclisi bir hainin ayağına yönlendirerek, devletle terör örgütünü eşitlediniz. Binlerce evladımızın katili alçağa, umut hakkı adı altında özgürlük vaat etmeye devam ediyorsunuz. Şimdi soruyorum. Siz neyin milliyetçiliğini anlatıyorsunuz? Anlatıyorsunuz da anlatırken utanmıyor musunuz?” diye konuştu.

Dervişoğlu şöyle devam etti:

“Ben milliyetçiliğimin zekatını versem, Sana 40 Ramazan yeter. Hem bana sorma, ortağınıza bir sorun bakalım: Ayağının altına aldığını söylediği milliyetçilik üzerinden ayağını kaldırmış mı? Üzülerek, utanarak söylüyorum: Sadece kendisini değil, Türk milliyetçilerini de icraatları ile güvenilmez yapmıştır bu beyefendi. Türk Milliyetçiliği üzerine kara bir gölge gibi düşmüştür

Belli ki, merkez siyaset söylemimizden de ziyadesiyle rahatsızlık duyuyor. Evet, çıktığımız yoldan dönmeyeceğiz. Sizin yok etmek için büyük bir çaba sarf ettiğiniz siyasetin merkezini; Allah’ın izni, teşkilatımız ve kadrolarımızla yeniden inşa edeceğiz. Sizin gibi başka şeylerin derdinde değiliz. Biz, ekmeği büyütmenin, o ekmeği pay etmenin derdindeyiz. O ekmeğe el sürdürmeyeceğiz! Bu ülkeyi size kurban etmeyeceğiz. Bu bayrağı size kirlettirmeyeceğiz!

"BUNUN HESABINI ÜLKÜCÜ CAMİAYA VERMEK ZORUNDASIN"

“Dava arkadaşı edebiyatının da sonu gelmiştir” diyen Dervişoğlu, “Sen benim dava arkadaşım değilsin. Sen Abdullah Öcalan’ın dava arkadaşısın. Bunun hesabını da bize değil; milliyetçi, ülkücü camiaya vermek zorundasın. Benim dava arkadaşlarım işte burada, senin dava arkadaşların da İmralı’da yatıyor” diye konuştu.

OLASI İTİRAZ MAKAMLARININ ODAĞINDA YER ALIYOR

Konuşmasında Akın Gürlek'in Adalet Bakanı olarak atanmasına da tepki gösteren Dervişoğlu, "Ana muhalefet partisine yönelik en büyük hukuki süreçleri yöneten ismin Adalet Bakanı olarak görevlendirilmesi bu davaların siyasi yönünü somutlaştırmış ve resmileştirmiştir. İktidar muhalefete yönelik baskısını resmi hale getirmekten ve aleni şekilde sergilemekten çekinmemektedir" dedi.

Dervişoğlu konuşmasında kabinedeki değişiklikleri hatırlatarak "Tek adam rejimleri böyledir, biri gider, diğeri gelir, isimlerin, şahısların hiçbir önemi yoktur. Kabinenin başı haricinde hiçbir değişiklik de önemli değildir. Bütün bakanlıklar artık cumhurbaşkanının talimatlarını yerine getiren temsil makamı olmaktan öte bir anlam ifade etmemektedir. Bu açıdan yeni kabine değişikliği ucube sistemdeki illüzyondan başka bir şey değildir" dedi.

Konuşmasının devamında Akın Gürlek'i hedef alan Dervişoğlu şunları kaydetti:

Ancak ana muhalefet partisine yönelik en büyük hukuki süreçleri yöneten ismin Adalet Bakanı olarak görevlendirilmesi bu davaların siyasi yönünü somutlaştırmış ve resmileştirmiştir. İktidar muhalefete yönelik baskısını resmi hale getirmekten ve aleni şekilde sergilemekten çekinmemektedir.

Davayı açan kişi dava süreci başlamadan davayı yürüten hakimlerin başına geçiyor, düşünebiliyor musunuz? Aynı zamanda olası itiraz makamlarının da odağında yer alıyor. Yani size dava açan, sizinle ilgili kararı verecek olan makamın üstünde ve karara itiraz edebileceğiniz makamların merkezinde konumlanmış durumda. Böyle bir ortamda hiçbir süreçten Türkiye'ye demokrasi ve hukuk süreci çıkmaz.

"HİÇ YERİNDE DEĞİLDİR"

Grup toplantısının çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Müsavat Dervişoğlu "Bir soruşturmanın savcısının, o dosyada yargılama yapacak hakimlerin amiri pozisyonuna taşınması hiç yerinde değildir. Bu, devlet insanlığından nasiplenmemenin de bir sonucudur" dedi.