Dünya nüfusunun büyük bir kısmının yapabildiği bu hareket, sanılanın aksine sadece anne-babadan geçen bir miras değil. İkizler üzerinde yapılan araştırmalar, bu yeteneğin sonradan da kazanabileceğini kanıtladı. 

Dilini ince bir koordinasyonla katlayabilmek, vücut farkındalığı ve daha iyi bir duygusal düzenleme yeteneği ile ilişkilendiriliyor. Bu hareketi yapabilmek, dil kasları ile beynin motor merkezleri arasındaki sinir bağlantılarının ne kadar güçlü olduğunun bir işareti.

Psikoloji ne diyor, oyun mu mesaj mı? 

Bilim insanı Robert Rosenthal'a göre, bu tarz küçük jestler aslında kelimelerden çok daha fazlasını anlatıyor. Sosyal ortamlarda dilini katlayarak gösteren kişiler, bilinçaltında şu mesajları veriyor olabilir:

Karşınızdaki bu hareketi yaptığında verdiğiniz tepki, sizin "duygusal empati" düzeyinizi ele veriyor.

Bu hareketi yapanlar genellikle dikkat çekmeyi, neşeli ortamlar kurmayı ve hızlı sosyalleşmeyi seven karakterler olarak tanımlanıyor.

'Ben yapamıyorum' diyenler: 3 adımda öğrenmek mümkün

Eğer "U" yapamayan o gruptaysanız üzülmeyin; dil kaslarınızı eğiterek bu yeteneği sonradan kazanabilirsiniz. İşte bilimsel öneriler:

Dilinizin konumunu görmek için ayna karşısında pratik yapın; görsel geri bildirim öğrenmeyi hızlandırır.

Dilinizi damağınıza doğru yavaşça hareket ettirerek kas hafızası oluşturun.

Kasları germeden, gün içinde kısa süreli tekrarlar yapın.