Avustralya Griffith Üniversitesi'nden Maxime Aubert, karşılaştıkları bu tablonun sürpriz olmadığını, aksine bugüne kadar gözden kaçan çok köklü bir kültürel geleneğin su yüzüne çıktığını kaydetti. Uzmanlar, geçmişte bu mağaralardaki çizimlerin yaşının tam olarak belirlenemediğini ancak gelişen teknoloji sayesinde artık boyanın üzerindeki kalsit tabakasının yaşını ölçmenin mümkün olduğunu açıkladı. Uranyumun toryuma dönüşme hızını hesaplayan bilim insanları, boyanın üzerindeki mineral tabakasının 67 bin 800 yaşında olduğunu saptadı. Bunun da sanat eserinin kendisinin çok daha eski olabileceği anlamına geldiği aktarıldı.
www.sozcu.com.tr internet sitesinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların her türlü telif hakkı Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş'ye aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.