Bilim insanları, Dünya Okyanusu'nu oluşturan dev su kütlelerinin yanı sıra, mikro ölçekteki deniz yapılarını da mercek altına aldı. Araştırma sonuçları, yüzölçümü bakımından en mütevazı rakamlara sahip su kütlelerinin jeolojik ve ekolojik önemini ortaya koydu.

EN KÜÇÜK OKYANUS DA BELLİ OLDU

Küresel ölçekte kabul gören beş büyük okyanus arasında Arktik Okyanusu; en küçük, en sığ ve en soğuk su kütlesi olarak tanımlandı. Yaklaşık 14 milyon kilometrekarelik bir alanı kaplayan Arktik Okyanusu, 155 milyon kilometrekarelik Pasifik Okyanusu'ndan 11 kat daha küçük bir hacme sahip. Alaska, Kanada, Grönland, Norveç ve Rusya kıyıları arasında yer alan bu bölge, yılın büyük bölümünde buzlarla kaplı olmasına rağmen kutup ayıları, narvaller ve beyaz balinalar gibi türlere ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

MARMARA DENİZİ LİSTEDE BİRİNCİ SIRADA

Dünya üzerindeki 50'den fazla deniz arasında yapılan kıyaslamalarda, Türkiye sınırları içerisinde yer alan Marmara Denizi "en küçük deniz" rekorunun sahibi oldu. Yaklaşık 7 bin 52 kilometrekarelik bir yüzölçümüne sahip olan Marmara Denizi, boyutlarına oranla oldukça karmaşık bir hidrografik yapı sergiliyor.

Araştırmacılar, Marmara Denizi'nin sadece yüzey alanıyla değil, yer aldığı sismik bölge nedeniyle de kritik bir öneme sahip olduğunu vurguluyor. Güçlü akıntıların sınırlı olmasına rağmen, aktif fay hatları üzerinde bulunması bu su kütlesini dünya jeoloji haritasında en çok incelenen bölgelerden biri haline getiriyor. Boyutlarına rağmen stratejik ve bilimsel değeri yüksek olan deniz, "bebek deniz" kategorisinde uluslararası literatürdeki yerini koruyor.