IFLScience tarafından aktarılan bilgilere göre, keşfedilen fosilleşmiş büyük omurga kemikleri bu canlının devasa boyutlarını gözler önüne seriyor. Yapılan bilimsel analizler, yılanın uzunluğunun 8,1 metre ile 12,3 metre arasında değişebileceğini gösteriyor. Uzmanlar, bu türün bilinen hiçbir modern yılan türünde rastlanmayan büyüklükte omurlara sahip olduğunu vurguluyor.
ANTİK DENİZLERİN EN ÜST DÜZEY YIRTICISI
Dev deniz yılanının yaşadığı dönemde, günümüz Sahra Çölü'nün bir kısmını kapsayan Trans-Sahra Deniz Yolu'nun sıcak ve sığ sularla kaplı olduğu tahmin ediliyor. Bu devasa sürüngenin hayatta kalabilmesi için okyanusların günümüz tropikal bölgelerinden çok daha sıcak bir yapıda olduğu düşünülüyor. Yaşam tarzı ve boyutları, onun sığ deniz ekosistemlerinde zirve avcı olarak konumlandığını kanıtlıyor.

Yaratığın beslenme alışkanlıkları hakkında kesin veriler elde etmek zor olsa da, kafatası yapısının esnekliği büyük bir ipucu veriyor. Bilim insanları, eğer bu dev yılanın kafatası modern akrabaları gibi hareketli bir yapıya sahipse, tükettiği avların boyutunun inanılmaz seviyelere ulaşmış olabileceğini ifade ediyor.
KÖPEKBALIKLARI VE TİMSAHLARIN KORKULU RÜYASI
Palaeophis colossaeus'un menüsünde, günümüzün en güçlü deniz canlılarının ataları yer alıyordu. Dev yılanın, o dönemdeki büyük köpekbalıklarını ve dyrosaurid olarak bilinen timsah benzeri devasa deniz sürüngenlerini kolaylıkla avlayabildiği düşünülüyor. Modern türlerle kıyaslandığında bu beslenme tercihi, canlının ekosistemdeki mutlak gücünü ortaya koyuyor.
Günümüzde yaşayan en uzun deniz yılanı olan sarı deniz yılanının (Hydrophis spiralis) maksimum 3 metreye ulaştığı biliniyor. Tarihin en büyük kara yılanı Titanoboa ise 13 metreye kadar çıkabiliyordu. Ancak denizlerde yaşamış en büyük yılan ünvanını elinde bulunduran Palaeophis colossaeus, okyanus tarihinin en etkileyici devlerinden biri olarak kayıtlara geçmiş durumda.