Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile İran arasında patlak veren doğrudan çatışmalar, dünyanın en kritik enerji ve ticaret koridoru olan Hürmüz Boğazı'nı fiilen nakliyeye kapattı. Küresel petrol arzının %20'sinin geçtiği bu dar boğazın ablukaya alınması, gıda ihtiyacının neredeyse tamamını ithalatla karşılayan Körfez ülkeleri için emsalsiz bir tedarik krizi ve fiyat şoku yaratıyor.

Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları'na (UKMTO) göre çatışmaların başladığı 28 Şubat'tan bu yana bölgede çok sayıda ticari gemi hedef alındı. Bu durum, gıda tedarik zincirinde büyük bir kaosa yol açtı.
Uluslararası perakendecilerden Kibsons'ın Satın Alma Direktörü Daniel Cabral, çok sayıda taze gıda konteynerinin boğaz dışında bekletildiğini doğruladı. Cabral'a göre, sigorta ve nakliye şirketleri sözleşmelerdeki "savaş zamanı maddelerini" tek taraflı olarak yürürlüğe koydu. Bu madde uyarınca, Dubai'ye gitmesi gereken gemiler rotalarını tehlikesiz gördükleri Hindistan (Mundra) veya Sri Lanka (Colombo) limanlarına çevirerek yüklerini buralara boşaltıyor.

ARTAN MALİYETLER TÜKETİCİYE YANSIYOR 

Tedarik zincirindeki bu kırılma, maliyetleri astronomik seviyelere çıkardı. Sektör temsilcilerinin verdiği bilgilere göre:

Nakliye şirketleri, "tüm Orta Doğu'yu" yüksek riskli bölge ilan ederek her konteyner için ortalama 4.000 dolar ek güvenlik ücreti alıyor.

Avrupa'dan BAE'ye 3.400 dolara gelen bir konteynerin fiyatı, Kızıldeniz'deki alternatif limanlara (Cidde vb.) yönlendirildiğinde 14.500 dolara kadar fırlıyor.

Dubai Uluslararası Havalimanı'nın güvenlik gerekçesiyle uçuşları geçici olarak askıya alması, hava kargo fiyatlarını da yukarı çekti. Uzmanlar, süt ürünleri ve taze sebze/meyve gibi temel gıdalarda etiket fiyatlarının kısa sürede %20 oranında artacağını öngörüyor.

AÇLIK RİSKİ YOK ANCAK LOJİSTİK 'KABUS' YAŞANIYOR 

Körfez ülkelerinde yakın vadede bir açlık krizi beklenmese de, şirketler kara yolu alternatiflerine yöneliyor. Spinneys tedarik zinciri yöneticisi Louis Botha, gıdaları İngiltere'den Fransa, Türkiye ve Irak üzerinden karayoluyla doğrudan Körfez'e (Jebel Ali) taşımak için acil durum planlarını devreye soktuklarını; hiç durmadan yapılan bir karayolu sevkiyatının 12 gün yerine 72 saatte tamamlanabileceğini ve hava kargosuna göre %40 daha ucuz olacağını belirtti.

ABD DONANMASI ÇÖZÜM OLABİLİR Mİ?

Siyasi kulislerde, ABD yönetiminin nakliye şirketlerine güvenlik garantisi sunması ve ABD Donanması'nın ticari gemilere silahlı eskortluk yapması tartışılıyor. Ancak Lloyd's List Intelligence Baş Editörü Richard Meade bu fikre şüpheyle yaklaşıyor:

"ABD ve AB deniz kuvvetlerinin bölgeye gelmesi zaman alacaktır. Krizden önce boğazdan günde 60 tanker geçiyordu. Askeri bir refakat operasyonu başlasa bile, öncelik gıda gemilerine değil, küresel krizi önlemek adına petrol tankerlerine verilecektir."