Hatay’da 6 Şubat depremlerinde kaybolan kız kardeşini üç yıldır her yerde arayan Ayten Tuncer, DNA eşleşmesiyle kardeşinin cenazesine ulaştı. Kardeşini anne ve babasının yanına defneden Tuncer, "Kayıp ailelere seslenmek istiyorum. İnşallah onlar da yakınlarını bulurlar. Ben her zaman şunu söyledim, 'Kız kardeşimin bir mezarı olsun' dedim. O yönden huzurluyum. En azından dua edebileceğimiz bir mezarımız var. Dışarıdan duyduğumuz o şaibeler ortadan kalktı. Kız kardeşim yakınlarını kaybetmiş olanlara umut olsun. Şu anda seviniyor muyum, üzülüyor muyum ikisini bir arada yaşıyorum. Yeri belli, kafamdaki soru işaretleri gitti." dedi.
Kahramanmaraş merkezli depremlere Hatay’ın Antakya ilçesi Akevler Mahallesi’nde bulunan Melis Apartmanı'nda yakalanan Yüksel Tuncer ve Nizamettin Tuncer enkazda yaşamını yitirdi. Ailenin kızları Nesrin Tuncer'in ise cenazesine ulaşılamadı. Ayten Tuncer, üç yıldır kardeşi Nesrin'in cenazesini arıyordu. Nesrin Tuncer’in cenazesinin Defne ilçesi Toygarlı Mahallesi kimsesizler Mezarlığı’nda olduğu tespit edildi. Abla Ayten Tuncer, 6 Şubat depreminde kaybolan kız kardeşini ziyaret edebileceği ve dua okuyacağı bir mezar olduğu için kafasındaki soru işaretlerinin kalktığını söyledi.
Abla Ayten Tuncer yaşadığı süreci şöyle anlattı:
"Biz depremden sonra kayıplar hususunda araştırmalar yaptık. Kayıplar Derneği'ni kurduk. Bize kayıp aileleriyle yakından ilgilenilecek bir komisyon kurulacağı söylendi. 8 ay önce Antakya Cumhuriyet Savcılığı’nda kayıplarla ilgili ekip kurulmuş. 4-5 ay önce bize Antakya Kayıp Şube’den haber geldi, oraya gittik. Depremde kaybolmuş, olup ölenlerin resimleri vardı. İncelediğimizde dört resmi rahmetli kız kardeşime benzettik. Bunun üzerine anneme fethi kabir yaptırtmıştık. Tabii kız kardeşimin de DNA'sı yapılmış. Savcılık ekibinden bize haber geldi."
Nesrin Tuncer’e fethi kabir yapıldığını, annesiyle DNA eşleşmesi olunca da kendilerine kız kardeşinin resimlerinin gösterildiğini söyleyen Ayten Tuncer, kardeşini teşhis ettikten sonra da Toygarlı Mezarlığı’ndan Antakya Asri Mezarlığı’na nakil yaparak, burada defnettiklerini belirtti. Tuncer şöyle konuştu:
"Kafamda acaba soruları vardı. Bize hep 'çalışma var' diyorlardı. Süreç uzun olduğu için umudumuzu kesmiştik. İnanmıyordum, 'çalışmıyorlar' diye düşünüyordum. Yetkili makamların bu hususta çok titiz çalıştıklarını, Antakya Cumhuriyet Savcılığı’nda ekibin kurulduğunu gözümle gördüm."
"Umarım bir daha böyle acı günler yaşamayız"
Üç yıl sonra da olsa kız kardeşinin bulunmasının sevindirici olduğunu vurgulayan Ayten Tuncer, diğer kayıp ailelerinin de umutlarını yitirmemesini istedi. Tuncer, "Kayıp ailelerine seslenmek istiyorum. İnşallah onlar da yakınlarını bulurlar. Ben her zaman şunu söyledim, 'Kız kardeşimin bir mezarı olsun' dedim. O yönden huzurluyum. En azından dua edebileceğimiz bir mezarımız var. Dışarıdan duyduğumuz o şaibeler ortadan kalktı. Kız kardeşim yakınlarını kaybetmiş olanlara umut olsun. Şu anda seviniyor muyum, üzülüyor muyum ikisini bir arada yaşıyorum. Yeri belli, kafamdaki soru işaretleri gitti. Umarım kayıp aileleri için her şey iyi olur. Yetkilisinden vatandaşına kadar Allah herkesten razı olsun. Umarım bir daha böyle acı günler yaşamayız." şeklinde konuştu.
"Tüm kayıplarımızın bulunacağına inanıyorum"
Depremin ilk gününde cenazelerin "ortada kalmasın" diye, yakın noktalara DNA alınarak defnedildiğini aktaran Tuncer, "Görevliler gece gündüz çalışıyor. Kendi gözlerimle gördüm ve yaşadım. O yönden güveniyorum. Tüm kayıplarımızın bulunacağına inanıyorum. Telefonum hiç susmuyor. 'Nasıl buldunuz, ne yaptınız, nasıl haberiniz oldu' diye? Ben de beni arayan ailelere süreci, durumu izah ediyorum. Bu durumda çalışmalar olduğunu, Antakya Cumhuriyet Savcılığı'nın çalıştığını ve aramaların devam ettiğini söylüyorum." dedi.