65 yaşından sonra cilt sadece kırışmaz; aynı zamanda incelir, elastikiyetini kaybeder ve en önemlisi lipid (yağ) rezervlerini yitirir. Bu yağlar, cildinizi dış etkenlere karşı koruyan doğal bir kalkandır. Bu kalkan zayıfladığında:
Kuruluk ve şiddetli kaşıntı başlar.
Tahriş ve kızarıklık riski artar.
Cilt, enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale gelir.
Neden "daha çok" değil, "daha iyi" yıkanmalıyız?
Birçok kişi çok sık yıkanmanın daha sağlıklı olduğunu düşünür. Ancak olgun ciltlerde durum tam tersidir. Çok sık duş almak, çok sıcak su kullanmak ve sert sabunlar seçmek cilt bariyerini adeta "kazıyarak" yok eder.
Yaşla birlikte terleme ve sebum (yağ) üretimi azalır. Bu da vücudunuzun 20'li yaşlardaki gibi kir ve koku biriktirmediği anlamına gelir. Yani, her gün yoğun fiziksel aktivite yapmıyorsanız, cildinizi her gün ovalamanıza gerek yoktur.
Olgun ciltler için ideal hijyen rutini
Eğer 65 yaş ve üzerindeyseniz (veya bu yaştaki bir yakınınızın bakımını üstleniyorsanız), şu dengeyi kurmalısınız:
1. Duş sıklığını azaltın
Haftada 2-3 kez tam duş almak, cildi yormadan hijyen sağlamak için genellikle yeterlidir.
2. Hedefli temizlik yapın
Tam duş almadığınız günlerde sadece ihtiyaç duyan bölgelere (yüz, koltuk altı, özel bölgeler ve ayaklar) nazik bir temizlik uygulamak cildi korur.
3. Ilık su ve kısa süre
Sıcak su cildin nemini çalar. İdeal olan, ılık suyla 5-8 dakikalık kısa duşlardır.
4. Doğru ürün seçimi
Sıradan sabunlar yerine, hassas veya olgun ciltler için üretilmiş, pH dengeli ve nemlendirici içerikli temizleyiciler kullanın.
5. Altın kural: Duş sonrası nemlendirme
Duştan çıktıktan hemen sonra, cildiniz henüz hafif nemliyken yoğun bir nemlendirici sürmek, suyu cilde hapseder ve kuruluğu önler.
Hijyen kadar konfor ve güvenlik de önemlidir. Banyoda yaşanabilecek kazaları önlemek için şu küçük yatırımları yapın:
Duş içine kaymaz minderler yerleştirin.
Duvara tutunma çubukları monte edin.
Gerekirse bir duş koltuğu kullanarak yorulmadan yıkanın.