İran rejiminin kanlı bilançosu protestoların 12. gününde gün yüzüne çıkıyor. Ülkeden gelen görüntülerde hastanelerin önüne bırakılan ceset torbaları görenleri dehşete düşürdü.
Onlarca ceset torbasının Tahran'daki bir hastanenin önüne konulduğu görüntülerde, protestoculara karşı silahlı Devrim Muhafızları Ordusunu kullanan Tahran'ın yüzlerce sivili öldürdüğünü destekledi.
İranlı muhaliflere göre Devrim Muhafızları ordusu sokaklarda protestoculara karşı gerçek mermi kullanıyor. İran'dan paylaşılan görüntüler, bu haberleri doğrular nitelikte.
'KAHROLSUN HAMANEY!'
Protestolar 13. gününe girerken internet karartmasına rağmen ülkeden savaş alanını aratmayan görüntüler geliyor.
Polisin de aradan çekilmesiyle Devrim Muhafızları'yla çatışan protestocular ağır kayıplar verdi. Buna karşılık halen binlerce kişi sokaklarda.

Yüzlerce kişi Tahran sokakarında eski İran Prensi Rıza Pehlavi için sloganlar attı, Ali Hamaney'in için "kahrolsun diktatör" diye haykırdı.
Silahlanan protestocular karakolları bastı, molotof koktetyleri kullananlar ise polis araçlarını yaktı. İran ise protestoları "Mossad ve CIA operasyonu" olarak niteledi.
TRUMP'IN ELİ TETİKTE
Polisin ve ordunun protestocuları vurmayı reddetmesi, radikal Devrim Muhafızları'nın sokağa inmesine sebep oldu.
ABD Başkanı Donald Trump ise "protestocuların yanında olduklarını" belirtti. Trump'a yakın isimler, protestocuları korumak amacıyla İran'ın vurulmasının mümkün olduğunu vurguladı.
Bu açıklamadan kısa süre sonra Fransa, ABD ve İsveç konsoloslukları 'İran'dan ayrılın' uyarısı yaptı. Bu sabah ise Trump, 'İran'la ticaret yapan tüm ülkelere yüzde 25 gümrük vergisi getirdiğini' duyurdu.

The New York Times'a ABD'li yetkililer ise, "Trump, diplomatik seçenekleri değerlendirirken, İran'a saldırı başlatma olasılığını da göz önünde tutuyor" dedi.
Aynı yetkililer, "ABD'nin herhangi bir saldırısı, İran hükümetini doğrudan devirmeyi amaçlamayacak, ancak İran'ın dini liderine protestocuların öldürülmesiyle ilgili bir mesaj göndermeyi amaçlayacaktır" diye konuştu.
Buna karşılık İsrail'den sesler de bu çağrılara destek verdi. İsrail basını, "ordusunun her an her şeye hazır olduğunu" vurguladı.
ABD TEHDİDİ, İRAN'IN GÖZÜNÜ DÖNDÜRDÜ
Ancak yerel kaynaklara göre ABD saldırısı ihtimali, hem ABD saldırısı hem de protestocularla aynı anda baş edemeyeceğini düşünen İran rejimini daha da saldırgan hale getirdi.
İran, gelecek saatlerde protestoları tamamıyla durdurarak olası bir ABD - İsrail saldırısına hazır olmak istiyor. Bu amaca erişmek için de kendi halkını katlediyor.

İran hükümeti protestolara karşılık olarak devlet kanallarından "karşı protestoları" yayınladı. İran hükümeti yanlısı kalabalıklarla yürüyen İran'ın önde gelen siyasetçileri, sokaklarda boy gösterdi.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Larijani, Tahran'da düzenlenen hükümet yanlısı gösteriler sırasında Trump'a seslenerek meydan okudu.
Larijani, “Trump çok fazla konuşuyor, onu ciddiye almayın. İranlıların sokaklarda ezici çoğunluğu, halkımızın ABD ve İsrail ile hesaplaşmaya hazır olduğunu gösteriyor" diye konuştu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise, Trump'ın tehditlerinin ardından "Washington'un ülkesini sınamak istemesi halinde İran'ın savaşa hazır olduğunu" söyledi.
Aynı saatlerde Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İran'dan yetkililerin Trump Hükümeti'nden isimlerle konuştuğu ve 'tonlarının televizyonda gösterdiklerinden çok daha farklı olduğunu' söyledi.
İNTERNET TAMAMEN KESİLDİ, GÖRÜNTÜLER KESİLMEDİ
Normal internet erişiminin tamamen engellendiği İran'da muhalifler, Starlink terminallerini kullanarak hala görüntüler paylaşmaya devam ediyor.

İnternet Gözlemevi Netblocks'a göre İran'ın internete erişimi 108 saattir kapalı
Ancak hükümet bu durumu engellemek için elinden geleni yapıyor. Hükümet baskınlarında bulunan, ülkeye gizlice sokulan Starlink terminalleri imha ediliyor, kullananlar tutuklanıyor.
Buna karşı 108 saattir aralıksız süren internet karartmasına rağmen İranlı muhalifler yasakları delerek ülkedeki durumu paylaşmayı başardı.

Tam 2 haftayı doldurmak üzere olan kanlı protestolar boyunca kesin olan tek şey, İran halkının yoğun baskıya olan dayanaklılığı oldu.
Yerel kaynaklara göre protestolar boyunca 500 ila 6 bin kişi öldü. Tam sayılar halen bilinmiyor.