Yayımlanan kapsamlı jeolojik ve biyolojik raporlara göre, Taylor Buzulu’nun derinliklerinden yüzeye çıkan bu kırmızı su, sanıldığı gibi basit bir mineral akıntısı değil. Bilim insanları, oksijen ve güneş ışığından tamamen kopuk bir ortamda milyonlarca yıldır yaşayan mikroorganizmaların izine ulaştı.

ŞELALEYİ KIRMIZIYA BOYAN NE?

Uzun yıllar boyunca rengin nedeni demir oksit olarak açıklanıyordu. Ancak Johns Hopkins Üniversitesi öncülüğünde yürütülen yeni çalışmada, suyun içinde “nano küre” olarak adlandırılan, demir açısından son derece zengin mikroskobik parçacıklar tespit edildi. Bu yapılar, buzun altından çıkan su oksijenle temas ettiğinde saniyeler içinde oksitlenerek şelaleye kan rengini veriyor.

Araştırmacılar, bu parçacıkların kristal değil cam benzeri bir formda olduğunu ve bu sayede suyun içinde askıda kalarak şelalenin ürkütücü görünümünü oluşturduğunu belirtiyor. Bulgular, Mars ve Jüpiter’in buzlu uydularında benzer yaşam izlerinin aranabileceği ihtimalini de güçlendirdi.

1,5 MİLYON YILDIR İZOLE BİR YAŞAM

Asıl dikkat çekici keşif ise buzun yaklaşık 400 metre altında saklı. Aşırı tuzlu bir yeraltı gölü, deniz seviyesinin çekildiği dönemde burada hapsoldu ve o günden bu yana dış dünyayla hiçbir temas kurmadı. Bu kapalı sistemin, kendi kendine yeten bir enerji döngüsü oluşturduğu belirlendi.

Bu ortamda yaşayan mikroorganizmaların, fotosentez yerine demir ve sülfat temelli kimyasal reaksiyonlarla hayatta kaldığı tespit edildi. Uzmanlara göre bu durum, “oksijensiz ve karanlık ortamlarda yaşam mümkün mü?” sorusuna verilen en somut yanıt niteliğinde.

BUZUN ALTINDAKİ SU NEDEN DONMUYOR?

Antarktika’nın aşırı soğuğuna rağmen suyun sıvı kalmasının nedeni de netleşti. Yüksek tuz oranı donma noktasını ciddi biçimde düşürürken, buz tabakasının uyguladığı basınç ve akış sırasında açığa çıkan ısı, suyun donmasını engelliyor.

Bilim insanları, Kan Şelalesi’nin Dünya üzerindeki en önemli doğal laboratuvarlardan biri haline geldiğini vurguluyor. Bu eşsiz ekosistemin korunarak incelenmesi, hem gezegenimizin geçmişine hem de evrende yaşam olasılığına dair kritik ipuçları sunuyor.