Nature dergisinde yayımlanan uluslararası çalışmada, bilim insanları Yellowstone altındaki sismik hareketleri ve magma odalarını haritalandırmak için "manyetotellürik" adı verilen gelişmiş bir elektromanyetik yöntem kullandı. Yer altındaki kayaların elektrik iletkenliğini ölçen bu teknik, erimiş magmanın konumunu net şekilde belirledi.
Elde edilen somut veriler, kalderanın yüzeyinin 4 ila 15 kilometre altında büyük miktarda magma rezervi olduğunu doğrulasa da, bu kütlenin mevcut fiziksel durumunun patlama üretmekten uzak olduğunu gösterdi.
MAGMA ODALARI PARÇALANMIŞ HALDE BULUNUYOR
Jeologlar, popüler inanışın aksine Yellowstone’un altında tek parça ve tamamen sıvıdan oluşan devasa bir magma havuzu bulunmadığını belirledi. Araştırma sonuçlarına göre, yer altındaki erimiş kayaçlar volkanik havzanın geneline yayılmış dört ayrı bağımsız rezervuar arasında dağılmış durumda seyrediyor.
Ayrıca bu rezervuarların içindeki sıvı magma oranının, katılaşmış kristal yapılara kıyasla oldukça düşük seviyede kaldığı saptandı. Uzmanlar, mevcut kimyasal ve fiziksel kıvamın büyük ölçekli bir volkanik patlamayı tetikleyecek basınç ve akışkanlığa sahip olmadığını rapor etti.
KUZEYDOĞU BÖLGESİNDEKİ EN BÜYÜK REZERVUAR İNCELEMEDE
Araştırma ekibi, parkın altındaki sistemde özellikle kalderanın kuzeydoğu bölümünün sismik açıdan daha dinamik olduğunu saptadı. Veriler, Yellowstone’un geçmişte yaşadığı en küçük kaldera oluşumlu patlamadaki hacme eşdeğer miktarda magmanın, şu anda bu kuzeydoğu bölgesindeki en büyük rezervuarda biriktiğini gösteriyor.
Son büyük patlamasını yaklaşık 70 bin yıl önce gerçekleştiren ve bünyesinde aktif gayzerler ile hidrotermal kaynaklar barındıran süper volkan, bu yapısal değişimler ve magma göçleri nedeniyle anlık olarak izlenmeye devam ediyor.