İranlı yetkililer, toplam can kayıpları hakkında resmi bir açıklama yapmazken, iki güvenlik görevlisinin öldüğünü duyurdu. İran’a ilişkin çalışmalarını yurt dışından yürüten HRANA’ya göre İran genelinde son 10 gündür süren protestolarda en az 35 kişi hayatını kaybetti, 60’tan fazla protestocu yaralandı ve 1.200 kişi gözaltına alındı.
EKONOMİK KRİZİN TETİKLEDİĞİ PROTESTOLAR REJİM KARŞITI EYLEMLERE DÖNÜŞTÜ
Ekonomideki tıkanıklığın tetiklemesiyle 28 Aralık’ta esnaf ve tüccarlar tarafından başlatılan protestolar günler içinde öğrenciler de dahil olmak üzere toplumun farklı kesimlerine yayıldı. İran’ın 31 eyaletinden 27’sinde etkili olan eylemlerde İran’ın dini yönetimine karşı sloganlar atılıyor. Sosyal medyada yayılan görüntülerde protestocular ile güvenlik güçleri arasında şiddetli çatışmalar yaşandığı görülürken, pazar günü şiddetli çatışmalarla gündeme gelen İlam kenti dahil bazı bölgelerde güvenlik güçlerinin de protestoculara katıldığına ilişkin iddialar gündeme geldi.
Bugünkü protestolara ait görüntülerde, Tahran Büyük Çarşısı’ndaki kapalı bir sokakta toplanan kalabalığın, Dini Lider Hamaney’i hedef alarak “Diktatöre ölüm” sloganları attığı duyuluyor. Görüntülerin devamında protestocuların yoğun göz yaşartıcı gaz bulutundan kaçtığı ve yakındaki çevik kuvvet polislerine “Onursuz” diye bağırdığı görülüyor.
"ÖZGÜRLÜK" SLOGANLARI
Necefabad kentinde çekilen görüntülerde, dün ebeveynlerin bir adliye binası önünde toplanarak gözaltına alınan çocukların serbest bırakılması için yetkilileri uyardığı görüldü. Bir baba, “Size ültimatom veriyoruz. Yaşı 20’nin altında olan tüm çocuklarımızı 24 saat içinde serbest bırakın, yoksa biz de gösterilere katılacağız” dedi. Aynı gün Tahran’daki Cheragh Barq bölgesinde “özgürlük, özgürlük, özgürlük” sloganları atan protestoculara güvenlik güçlerinin müdahale ettiği bildirildi.
ABD’DEN ÇELİŞKİLİ TEHDİT
ABD Başkanı Donald Trump cuma günü, İran’da ‘barışçıl protestocuların öldürülmesi halinde’ Tahran’ın ABD’nin askeri müdahalesi ile karşılaşacağı tehdidinde bulunarak, “Hazırız, tetikteyiz ve harekete geçmeye hazırız” demişti. Ancak protestolarda güvenlik güçleriyle çıkan çatışmaların ölümlere neden olmasının ardından ABD Başkanı pazar gecesi yaptığı başka bir açıklamada daha fazla protestocunun hayatını kaybetmesi halinde İranlı yetkililerin “çok sert şekilde vurulacağını” söyledi.

HAMANEY’DEN PROTESTOCULAR ARASINDA AYRIM
Aynı gün İran’ın en yetkili siyasi yöneticisi olan Dini Lider Ayetullah Ali Hamaney, İranlı yetkililerin “meşru protestocularla konuşması gerektiğini”, ancak “isyancıların yerlerine oturtulması gerektiğini ve düşmana boyun eğmeyeceklerini” söyledi. Bu ayrımın, protestolara dış müdahaleye gerekçe oluşturabilecek bir zemin yaratmaktan kaçınmayı amaçladığı değerlendiriliyor.
İran’ın Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei de dün yaptığı açıklamada, geçim sıkıntılarıyla ilgili “meşru ve haklı” talepleri olanların dinleneceğini, ancak “isyancılara” karşı hiçbir müsamaha gösterilmeyeceğini söyledi.
Öte yandan İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın ofisi, İran’ın batısındaki İlam eyaletinde pazar günü yaşanan ölümcül şiddet olaylarını araştırmak üzere İçişleri Bakanlığı’na özel bir heyet kurulması talimatı verdiğini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın X’teki Farsça hesabı, İlam’da güvenlik güçlerince, protestocuların kaldırıldığı bir hastaneye yapılan baskını “açık bir insanlığa karşı suç” olarak nitelendirmişti.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, güvenlik güçleri ile protestocular arasındaki çatışmalarda yaşanan can kayıpları ve yaralanmalardan “derin üzüntü” duyduğunu belirtti. Sözcüsü Stephane Dujarric, Guterres’in “daha fazla can kaybının önlenmesi gerektiğini vurguladığını” aktardı. Dujarric, “Herkesin barışçıl protesto yapmasına ve taleplerini ifade etmesine izin verilmelidir” dedi.
Norveç merkezli Iran Human Rights örgütü ise sekiz eyalette, aralarında beş çocuğun da bulunduğu en az 27 protestocunun güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğünü bildirdi.
Bu protestolar, 2022’de ahlak polisi tarafından başörtüsünü ‘uygunsuz’ taktığı gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden Mahsa Amini’nin ölümüyle başlayan gösterilerden bu yana İran’daki en yaygın kitlesel protestolar olarak kayda geçti. İnsan hakları örgütlerine göre, Mahsa Amini protestoların şiddetle bastırılması sonucunda 500’den fazla kişi öldürülmüş, 20 bin kişi gözaltına alınmıştı.