12 Eylül 1940 tarihinde "Robot" adlı köpeğinin peşinden ormanlık alandaki bir deliğe giren dört genç, yaklaşık 30 metre derinlikteki geçitlerden geçerek tarihin en eski sanat galerisini keşfetti. Fransa Kültür Bakanlığı kayıtlarına göre, yaklaşık 235 metre uzunluğundaki geçitlerin duvarlarında 680 boyalı figür ve bin 500'den fazla gravür saptandı. 2 metreye ulaşan devasa boğa, at ve geyik figürleri, tarih öncesi döneme ait en gelişmiş sanat eseri grubu olarak tescillendi.

ŞÖHRETE DAYANAMAYAN ANTİK MİRAS

Keşfin ardından 1948 yılında turizme açılan mağara, kısa sürede dünya çapında bir ilgi odağına dönüştü. Günde bin 800 ziyaretçinin mağaraya girmesiyle birlikte insan vücudunun yaydığı ısı, nem ve karbondioksit (CO2) seviyeleri tehlikeli boyutlara ulaştı. 1958 yılında duvarlarda yeşil alglerin ve mantarların türemesi üzerine, antik pigmentlerin yok olmasını engellemek amacıyla 1963 yılında mağaraya girişler süresiz olarak durduruldu.

MAĞARA ZİYARETE KAPATILDI

Girişlerin kapatılmasına rağmen mağara ekosistemi üzerindeki tehditlerin sürdüğü belirlendi. 2001 yılında ortaya çıkan "Fusarium solani" mantar salgınına karşı uzmanlar yıllarca kimyasal mücadele yürüttü. UNESCO raporları, mağara havasındaki dengeyi korumak için havalandırma sistemlerinin optimize edildiğini ve 2015 yılından itibaren radikal CO2 pompalama işlemlerinin durdurulduğunu doğruladı. Günümüzde mağara, sadece bilim insanlarının kısıtlı süreli girişine izin verilen hassas bir ekolojik bölge olarak yönetiliyor.

DİJİTAL ÇÖZÜMLER DEVREYE GİRDİ

Orijinal mağaranın kapısına kilit vurulmasıyla birlikte, kültürel mirasın korunması için replika yöntemi benimsendi. 1983 yılında açılan "Lascaux II" kopyasını her yıl yaklaşık 250 bin kişi ziyaret ederken, 2016 yılında açılan "Lascaux IV" Uluslararası Kaya Sanatı Merkezi ile mağaranın neredeyse eksiksiz bir kopyası sanal teknolojilerle ziyarete açıldı. Uzmanlar, binlerce yıllık pigmentlerin korunması için en güvenli ziyaretin, orijinal mağaranın dışındaki bu alanlarda gerçekleştirilmesi gerektiğini vurguladı.