ABD Başkanı Donald Trump, kredi kartı şirketlerinden faiz oranlarını yüzde 10 ile sınırlamalarını isterken, bu çağrının nasıl uygulanacağı ve uyulmaması halinde ne tür yaptırımların devreye gireceği hâlâ netlik kazanmadı. Son tarihin yaklaşmasına rağmen Beyaz Saray’dan somut bir yol haritası paylaşılmadı.

YILDA 100 MİLYAR DOLARDAN FAZLA TASARRUF

Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump’ın kredi kartı şirketlerinin faiz oranlarını yüzde 10 seviyesine çekmesini “beklediğini” ifade etti ancak bu beklentinin karşılanmaması durumunda ne olacağına dair ayrıntı vermedi. Trump’ın bu öneriyi ilk kez 2024 başkanlık kampanyası sırasında gündeme getirdiği hatırlatılırken, yapılan akademik bir çalışmada böyle bir uygulamanın Amerikalılara yılda yaklaşık 100 milyar dolar faiz tasarrufu sağlayabileceği belirtildi.

Aynı araştırmada kredi kartı sektörünün ciddi gelir kaybı yaşayabileceği, ancak kârlılığını tamamen yitirmeyeceği, buna karşılık kart ödülleri ve avantajlarının azaltılabileceği vurgulandı. Banka lobileri ise Beyaz Saray’ın planlarına ilişkin bilgi alamadıklarını ve belirsizlik içinde olduklarını dile getirdi.

Bloomberg'de yer alan habere göre, Kongre’de geçmiş yıllarda faiz tavanına yönelik yasa teklifleri sunulmuş olsa da Cumhuriyetçi liderlik bu fikre mesafeli yaklaşıyor. Ayrıca 2008 krizinin ardından çıkarılan Dodd-Frank Yasası, bazı federal düzenleyicilerin faiz sınırlaması getirmesini açıkça engelliyor. Bu nedenle Trump’ın, yasal düzenleme yerine siyasi baskı yolunu tercih edebileceği yorumları yapılıyor.

BAZI BANKALARDAN KARŞI ÇIKAN HAMLE

Büyük bankalar faiz tavanına açıkça karşı çıkarken, bazı şirketler Beyaz Saray’la çatışmaya girmekten kaçınıyor. JPMorgan ve Citigroup yöneticileri düzenlemenin kredi erişimini kısıtlayacağını savunurken, ödeme gücü sorunlarının çözümü için yönetimle çalışmaya açık olduklarını belirtiyor. Öte yandan fintech şirketi Bilt, yeni kredi kartlarında bir yıl boyunca faizi yüzde 10 ile sınırlayacağını açıklayarak sektörde dikkat çeken bir adım attı.

Trump’ın kredi kartı faizlerine ilişkin çıkışı, ABD’de yaşam maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen daha geniş bir ekonomik yaklaşımın parçası olarak görülürken, Beyaz Saray’ın atacağı somut adım ve sektörün buna nasıl yanıt vereceği önümüzdeki günlerde netleşecek.