Cinayet, geçen yıl 10 Haziran'da Bağlar Mahallesi'ndeki bir sitede meydana geldi. 112 Acil Çağrı Merkezi'ne gelen ihbar sonrası Özge Bedir'in evine ekipler yönlendirildi. Kapıyı açıp eve giren ekipler, biri 36 günlük, 2 çocuk annesi Özge Bedir'i koridorda bıçaklanmış halde buldu. Sağlık ekibi, Özge Bedir'in hayatını kaybettiğini belirledi.

36 GÜNLÜK BEBEK KORUMAYA ALINDI

Yatakta uyuyan 36 günlük bebek, polis tarafından korumaya alındı. Olay sırasında 5 yaşındaki kızı ile dışarda olan Adnan Bedir, eve geldiğinde eşinin öldürüldüğünü öğrenince gözyaşı döktü.

EŞİ İLE 2 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

Polis, olayla ilgili bir ihbar telefonu üzerine şüpheliler Tülay Alan ile Seray Öztürk'ü Yeni Mahalle'deki evde gözaltına aldı. İki elinden bıçakla yaralandığı görülen Tülay Alan, tedavisinin ardından polis merkezine götürüldü. Tülay Alan ile Seray Öztürk'ün ifadesi doğrultusunda öldürülen kadının eşi Adnan Bedir de gözaltına alındı. Polis merkezindeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 şüpheli, tutuklandı. Özge Bedir'in cenazesi toprağa verildi.

Çiftin kızları yakınlarına teslim edilirken, 36 günlük erkek bebek ise Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri tarafından korumaya alındı.

"EŞİNDEN BOŞANACAĞINI SÖYLEDİ"

Olayla ilgili Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame tamamlandı. İddianamede yer alan ifadesinde; Seray Öztürk'ün olay öncesi ve olay günü yaşananları, Adnan Bedir ile ilişkisini ayrıntılı şekilde anlattığı yer aldı. Adnan Bedir ile 3 yıldır ilişki yaşadığını, ilk dönemlerde evli olduğunu bilmediğini, durumu öğrendikten sonra ilişkilerini sonlandırdığını anlatan Seray Öztürk, Bedir'in eşinden boşanacağını söylemesi ile yeniden ilişkiye başladıklarını beyan etti.

"BİRLİKTE ÇEKTİRDİKLERİ FOTOĞRAFLARI WHATSAPP'TAN GÖNDERMİŞ"

Adnan Bedir'in eşine ilişkilerini anlatmadığını fark etmesi ile Özge Bedir'i telefonla arayıp durumu bildirdiğini, birlikte çektirdikleri fotoğrafları WhatsApp'tan gönderdiğini aktaran Seray Öztürk, bir süre sonra Özge Bedir'in, kendisini yüz yüze görüşmek üzere evine davet ettiğini, görüşmeye bir arkadaşıyla gittiğini ancak görüşmenin gerçekleşmediğini, akabinde Özge Bedir'in kendisi hakkında şikayette bulunduğunu ve daha sonra şikayetini geri çektiğini aktardı.

'SEN GELME, SORUN ÇIKMASIN'

Adnan Bedir'in, sık sık kendilerine eşi Özge Bedir'in hakaret içerikli ve ağır söylemlerde bulunduğunu söylediğini anlatan Seray Öztürk, bu anlatımların kendisi ve arkadaşı Tülay Alan üzerinde baskı oluşturduğunu öne sürdü. Seray Öztürk, olay günü Tülay Alan ile birlikte Özge Bedir'in evine gittiklerini, Alan'ın kendisine 'Sen gelme, sorun çıkmasın' diyerek Bedir ile kendisinin görüşmek istediğini söylediğini kaydetti. Öztürk, saat 18.00 sıralarında siteye gittiklerini, kendisinin sitenin 2 alt sokağında beklediğini, Tülay Alan'ın ise Özge Bedir'in evine çıktığını belirtti.

"ELLERİNİN KANADIĞINI FARK ETTİM"

15- 20 dakika boyunca Tülay Alan'ın dönüşünü beklediğini anlatan Seray Öztürk, arkadaşı geri döndüğünde ellerinin çanta içinde olduğunu, kendisine 'Sus ve yürü' dediğini söyledi. Seray Öztürk, yürüdükleri sırada Tülay Alan'ın ellerinin aşırı derecede kanadığını fark ettiğini, Alan'ın kendisine 'Ellerimi kestim' dediğini ifade etti.

Öztürk, bir süre sonra Tülay Alan'ın kanlı kıyafetlerini çıkartarak, koyduğu çantayı köprü yakınındaki ağaçlık alana attığını aktardı. Alan'ın daha sonra kendisine yaşananları anlattığını belirten Seray Öztürk, suçlamaları kabul etmediğini ifade etti.

"BOĞAZI KANADI"

Tülay Alan ise savunmasında, Adnan Bedir'i Seray Öztürk'ün sevgilisi olarak bildiğini, ikilinin zaman zaman kendi evinde görüştüklerini söyledi. Olay öncesi yaşananlar nedeniyle Özge Bedir'in kendisine de husumet beslediğini öne süren Tülay Alan, telefonla aradığında hakarete uğradığını söyledi.

Olay günü Özge Bedir'in evine gidip, konuşmaya karar verdiklerini ifade eden Tülay Alan, Seray Öztürk'ün site girişini görebileceği bir noktada beklemesini istediğini, kendisinin de tanınmamak amacıyla farklı kıyafet giydiğini ve maske taktığını söyledi. Özge Bedir'in evine gittiğinde kendisini tanıttığını, kapıda konuşmak istediğini ancak içeri davet edildiğini ifade eden Alan, eve girdikten sonra kapının kilitlendiğini duyduğunu, Özge Bedir'in mutfaktan bıçak benzeri alet alarak yanına geldiğini, evden çıkmak istediğini ancak kendisine hakaret etmeye devam ettiğini anlattı. Bu sırada Özge Bedir'in bileklerini duvara yaslayarak parmak uçlarını kestiğini, ellerinin kan içinde kaldığını, aralarında arbede yaşandığını, Özge Bedir'in boğazının kanadığını gördüğünü belirtti.

"KENDİMİ KORUMAK AMACIYLA HAREKET ETTİM"

Tülay Alan, Özge Bedir'in gücünün kalmadığını fark edince mutfağa gidip ellerini yıkadığını, ardından çantasını ve bıçağı alarak evden çıktığını söyledi. Elinin kanlı olması nedeniyle çantanın içine soktuğunu, Seray Öztürk'ün yanına gittiğini ve hızlı şekilde yürümeye başladıklarını ifade eden Tülay Alan, bir caminin lavabosunda kanlı kıyafetlerini çıkartarak çantaya koyduğunu, daha sonra ara sokaklarda bir ağacın altına attığını belirtti. Tülay Alan, bir süre sonra Seray Öztürk'e yaşananları anlattığını, yaklaşık 40- 45 dakika sonra evine doğru geldiklerini, daha sonra ekiplerin olay yerine geldiğini ifade etti. Tülay Alan, Özge Bedir'in saldırısı nedeniyle kendini korumak amacıyla hareket ettiğini iddia etti. Adnan Bedir'in sürekli kışkırtıcı ve tahrik edici sözleri nedeniyle kendisini ve Seray Öztürk'ü karşı karşıya getirdiğini savunan Tülay Alan, Adnan Bedir'den davacı ve şikayetçi olduğunu da ifade etti.

"EŞİME ZARAR VERMELERİ YÖNÜNDE YÖNLENDİRMEDİM"

Adnan Bedir ise savunmasında; Seray Öztürk'ün eşine telefon üzerinden gönderdiği fotoğraflar sonrası gönül ilişkilerinin ortaya çıktığını söyledi. Kısa süreli ayrılığın ardından barıştıklarını kaydeden Adnan Bedir, sonrasında Seray Öztürk ile iletişimini kestiğini, buna rağmen Öztürk'ün gizli numaralar ve farklı hatlar üzerinden kendisine ulaşmaya çalıştığını öne sürdü. Adnan Bedir, Seray Öztürk ile ilişkisinden pişman olduğunu, eşine ve çocuklarına vakit ayırmak istediğini, bu nedenle ilişkiyi tamamen sonlandırmak istediğini söylediğini ancak Öztürk'ün bunu kabul etmediğini öne sürdü. Olay gecesi evden tarla sulamaya gideceğini söyleyerek çıktığını, önce tarlaya ardından Seray Öztürk ile görüşmek üzere Tülay Alan'ın evine geçtiğini, sabah saatlerinde ayrıldığını ifade eden Adnan Bedir, gün içerisinde birkaç kez telefonla görüştükleri Öztürk'ten akşam saatlerinde 'Kötüyüm' şeklinde mesajlar aldığını, telefonla ulaşamayınca Tülay Alan'ın evine gittiğini, kimseyi bulamadığını söyledi. Kısa süre sonra kardeşinin kendisini arayarak eve çağırdığını ifade eden Adnan Bedir, eve gittiğinde polis ve sağlık ekiplerini gördüğünü, eşinin bıçaklanarak öldürüldüğünü öğrendiğini kaydetti. Adnan Bedir; Seray Öztürk ve Tülay Alan'ı eşine zarar vermeleri yönünde yönlendirmediğini, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirtti. Bedir, eşinin ölümünden Öztürk ve Alan'ı sorumlu tuttuğunu belirterek, ikisinden de şikayetçi olduğunu söyledi.

İSTENEN CEZALAR

İddianamede sanıklar hakkında istenen cezalara yer verildi. Tülay Alan'ın 'Tasarlayarak kasten öldürme', 'Konut dokunulmazlığını ihlal' ve 'Bıçak veya diğer aletleri izinsiz taşıma ve kullanma' suçlarından ağırlaştırılmış ömür boyu hapisle cezalandırılması talep edildi. Seray Öztürk'ün 'Tasarlayarak kasten öldürmeye iştirak' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapisle, Adnan Bedir'in de 'Tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etme' suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapisle cezalandırılması istendi.

YARGILAMA BAŞLADI

Tutuklu 3 sanığın yargılamasına, Burdur 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı. Seray Öztürk ifadesinde, "Adnan'la 2,5 yıl önce gönül ilişkisi yaşadım. Evli olduğunu öğrenince ailemin yanına Samsun'a gittim. 5-6 ay kaldım Burdur'a geldim. İlişkimi bitirmek istedim ama bana binbir vaatle geldi. 'Boşanacağım' dedi. İlişkimiz devam etti. Vaatler söylüyordu ama bir adım atmıyordu. İlişkimizi eşine söyleyeceğimi söyledim. Fotoğraflarımızı gönderdim. Olay günü Adnan benim yanımdaydı, eşi hakkında kışkırtıcı sözler söyledi. Tülay, Özge ile konuşmak için eve gitti. Tülay evden çıktıktan sonra bir süre yürüdük. Ellerinde kan vardı. 'N’oldu anlat' dedim. Ağlıyor anlatamıyordu. 'Özge kapıyı açtı. Bıçakla saldırdı, boğuştuk' dedi. Ben 112'yi aradım" dedi.

Tülay Alan ise "Bu ikisi yüzünden yanlış ifade verdim. Olay günü Seray bana 'Hazırlan gidiyoruz' dedi. Adnan'ın evine gittik. Ben kapıyı çaldım. Özge'ye 'Konuşmak için geldim' dedim. Eve buyur etti. Adnan'la boşanması gerektiğini söyledim. Bir anda mutfağa koşup elinde bıçakla geldi. 'Seni öldüreceğim' deyip küfür ve hakaret etti. Beni bıçakla duvara yasladı. Bıçak yere düştü. Saçlarımdan atıp yere savurdu, bıçağı saplamaya çalıştı. Ben evden çıkarken Özge yaşıyordu. Seray, Özge Bedir adına fake hesap açıyordu. Adnan olay günü Seray'ı arayıp 'Özge evde yalnız, kızı alıp çıktım. Haberin olsun' dedi" diye konuştu.

Adnan Bedir de ifadesinde "Hiçbir zaman evimde olanları, eşimle ailemle alakalı bir şey söylemedim. Olay günü asla 'Çocuğu evden aldım' diye bir şey demedim. Bunların böyle bir şey yapacağını düşünmedim. 8 aydır çocuklarımı görmüyorum. Çocuklarımı görmek istiyorum" dedi.

Tanıkların dinlenmesinin ardından mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı erteledi.

'KIZIMI ELİMDEN ALDILAR'

Adliye çıkışı gazetecilere açıklama yapan Özge Bedir'in babası Mehmet Çetin, "Benim bir kızım vardı. Kızımı elimden aldılar. Kızımı damadım Adnan Bedir öldürttü. Hepsinin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum" dedi.

Çetin ailesinin avukatı Vesile Atay ise "Talepte bulunduğumuz bir iki husus vardı, toplanması gereken deliller yönünden. Bunu da mahkeme heyeti değerlendirdi. Biz adaletin tecelli edeceğine inanıyoruz" dedi.

Burdur Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Hatice Ürküt ise "İnsan haklarının en ağır şekilde ihlal edildiği bir kadın cinayeti davası bu dava. Sanıklardan biri eşi, diğer ikisi kadın. Davaya katılma talebimiz mahkeme tarafından reddedildi. Dosyayı takip etmeye devam edeceğiz" dedi.

Denizli Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkan Yardımcısı Ayşegül İrem Erdoğan ise "Davaya katılma talebimiz reddedildi. Bizim için bir önemi yok. Kadın düşmanı politikalarla öldürülürken yalnız bırakılan kadınların adalet arayışındaki başka kadınlar tarafından temsiliyetini sağlamak için buradayız. Burada olmaya da devam edeceğiz" diye konuştu.