İBB Meclisi tarafından 11 Eylül 2025 tarihinde hayata geçirilen ulaşım düzenlemesi, AKP Grup Sözcüsü Murat Türkyılmaz ve Meclis Üyesi Muhammet Kaynar tarafından mahkemeye taşındı. Söz konusu düzenleme; 30 yaşın üzerinde olan, herhangi bir işte çalışmayan veya ticari ortaklığı bulunmayan yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin indirimli ulaşım kartından yararlanmasını öngörüyordu. Davacılar, bu hakkın kapsam dışında bırakılan lisans öğrencilerine de tanınmamasının anayasal ilkelere ters düştüğünü savundu.
"EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI"
Türkyılmaz ve Kaynar, mahkemeye sundukları dava dilekçesinde, uygulamanın hukuki temelden yoksun olduğunu iddia ederek şu ifadeleri kullandı:
“Anayasada güvence altına alınmış eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde idarenin toplu taşıma araçlarının bilet ücret ve tarifelerini, zaman ve güzergahlarını belirleme ve toplu taşıma hizmetlerinde öğrenci kimlik kartı sahiplerine indirim uygulamaya yetkili olduğu, gerekçe belirtilmeksizin lisansüstü eğitim gören öğrenciler yönünden ayrım yapılarak düzenleme yapıldığı, söz konusu karar ile aynı statüdeki kişiler arasında eşitlik ilkesine aykırı sonuçlar doğuracak şekilde düzenleme yapıldığı, hukuka aykırı olduğu iddialarıyla iptali istenilmektedir”
MAHKEMEDEN AKP'Yİ KIZDIRACAK KARAR
Dosyayı inceleyen İstanbul 3. İdare Mahkemesi, 16 Ocak tarihinde verdiği kararda belediyenin takdir yetkisini vurguladı. Mahkeme heyeti, düzenlemenin “eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmayacağı gibi kamu kaynaklarının etkin ve verimli yürütülmesi ilkesine de uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı” hükmüne vardı.
Davanın reddine ilişkin gerekçeli kararda şu satırlara yer verildi:
“Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ile yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; belediyelerin kendi belediye meclislerince belirlenen tarifeye göre toplu taşıma hizmetlerinden ücret almaya yetkili olduğu, bu yetkinin kullanımında kişilerin sosyal ve ekonomik olarak farklı durumları göz önünde bulundurularak farklı yararlandırma kriterlerinin belirlenebileceği, uyuşmazlıkta 30 yaş üstü öğrencilerin hayatın olağan akışında iş hayatında yer almak suretiyle eğitimin getirdiği mali yükü karşılamada diğer öğrencilere nazaran avantajlı durumda oldukları, nitekim yapılan düzenleme ile 30 yaş üzeri çalışmayan veya işyeri sahibi/ortağı olmayan yüksek lisans ve üstü eğitim görenlerin 30 yaşın altındaki öğrencilere sağlanan indirimden yararlanması yönünde düzenleme yapıldığı dolayısıyla bu durum gözetilerek bu kişiler yönüyle farklı bir düzenlemeye gidilmesi objektif ve makul bir olguya dayandığından söz konusu muameledeki farklılığın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmayacağı gibi kamu kaynaklarının etkin ve verimli yürütülmesi ilkesine de uygun olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.”