Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), likidite yönetimi stratejisinde değişikliğe giderek altın rezervlerini yeniden güçlendirmeye başladı.
Mart ayındaki piyasa hareketliliğini dengelemek adına kullanılan swap (takas) yönteminden geri dönüşün başlamasıyla birlikte, bankanın kasasındaki fiziksel altın miktarında ciddi bir artış kaydedildi. 17 Nisan itibarıyla güncellenen verilere göre, TCMB’nin toplam altın mevcudu yaklaşık 730 ton seviyesine ulaştı.
REZERVLERDE İKİ HAFTALIK ALTIN DÖNÜŞ
Piyasalardaki likidite ihtiyacını karşılamak amacıyla geçtiğimiz dönemde Türk lirasını korumak amacıyla "dolar-altın swap" işlemlerine ağırlık veren Merkez Bankası, bu pozisyonları kapatmaya başladı. Resmi verilere göre TCMB, sadece geçtiğimiz hafta altın rezervlerine 30,7 ton ekleme yaptı. Son iki haftalık süreçte gerçekleştirilen toplam 36,4 tonluk artış, daha önce likidite operasyonları nedeniyle yaşanan rezerv kaybının büyük bir kısmı telafi edildi.
MART AYINDA REZERVLERDE TARİHİ DÜŞÜŞ YAŞANMIŞTI
ABD-İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaştan dolayı savaşa girmese bile TCMB'nin rezervlerinde büyük erime olmuştu. Yerel döviz talebini karşılamak ve sermaye çıkışlarını dengelemek amacıyla yaklaşık 73 tonluk altın swap pozisyonu açılmıştı. Bu hamle ve beraberindeki satışlar, rezervlerde 2013 yılından bu yana görülen en sert düşüşe neden olmuştu. Mart ayı sonunda 693 tona kadar gerileyen rezervler, piyasa koşullarının normalleşmesi ve Türk varlıkları üzerindeki baskının azalmasıyla birlikte yeniden yükseliş trendine girdi.
BÖLGESEL GERİLİMLER VE GÜVENLİ LİMAN STRATEJİSİ
Orta Doğu’daki jeopolitik risklerin zirve yaptığı dönemde TCMB, Türk lirasını desteklemek adına rezervlerini aktif bir şekilde kullanmıştı. İran ile yaşanan gerilim öncesi 830 ton seviyelerinde olan rezervler, likidite operasyonları sonrası 127 tonluk bir dalgalanma yaşamıştı.
MERKEZ BANKALARI KÜRESEL PİYASALARI ETKİLEMİŞTİ
Dünya genelinde merkez bankalarının altın talebi, kıymetli maden fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Özellikle bölgesel istikrarsızlık dönemlerinde rezervlerini nakde çeviren bankalar, piyasalardaki volatiliteyi artırıyor.