Paris'in 50 kilometre kuzeyindeki Bury kasabasında bulunan 5.000 yıllık mezar, arkeoloji dünyasında taşları yerinden oynattı. Yapılan genetik analizler, Neolitik çağda Avrupa'nın aniden boşaldığını ve bir popülasyonun tamamen silinerek yerine bambaşka bir soyun geldiğini ortaya koydu. 

Aynı mezarın içinde 'yabancı' gibiymişler

Araştırmacı Frederik Seersholm, mezarı kullanan 2 popülasyon arasında "tam bir genetik kopukluk" olduğunu saptadı. Aynı taşların altına gömülmüş olmalarına rağmen, bu iki grup arasında hiçbir akrabalık bağı bulunmuyor.

İlk Dönem (MÖ 3200-3100): Sıkı sıkıya bağlı geniş aileler, devasa taş mezarlar inşa ederek yaşıyordu.

Büyük Çöküş: Bir kriz anında tarlalar terk edildi, ormanlar köyleri yuttu ve insanlık saniyeler içinde tarihten silindi.

Katilin adı deşifre oldu: Veba

Bilim insanları, bu toplu ölümlerin arkasındaki "sessiz katili" dişlerin arasında buldu.

Mezardaki bireylerin dişlerinde veba bakterisinin DNA'sı tespit edildi. Sadece veba değil, bitlerden bulaşan ateşli hastalıklar da toplumu içeriden çürütmüş. Bu bulaşıcılar, Avrupa'yı bir süreliğine neredeyse tamamen boşaltan o devasa "demografik depremi" tetikledi.

Yerlerini güneyden gelen 'istilacılar' aldı

Yüzyıllar sonra mezar yeniden açıldığında, artık tamamen farklı bir insan grubu oradaydı. Yeni sakinlerin kökenleri Güney Fransa ve İber Yarımadası'na dayanıyor.

Eski geniş aile yapısının yerini, daha küçük ve statü odaklı baba soyları aldı. Ölülerini çömelmiş pozisyonda gömmeye başladılar.