Okyanusun derinliklerine yerleştirilen gece görüş özellikli kameralar, deniz biyolojisi açısından tarihi önem taşıyan veriler sağladı. Kaydedilen görüntülerde, daha önce sadece kadavra örnekleri üzerinden bilinen veya varlığı teorik olarak kabul edilen Endonezya köpekbalığının (Carcharhinus tengkurraw) canlı bir örneği saptandı. Deniz uzmanları, bu görüntülerin söz konusu türün yaşayan bir üyesine ait ilk kayıt olduğunu resmi olarak doğruladı.

DENİZ CANLILARININ CİHAZLARLA ETKİLEŞİMİ ŞAŞIRTTI

Su altı kayıtlarında sadece nadir türler değil, bilinen türlerin sergilediği alışılmadık davranış biçimleri de dikkat çekti. Normal şartlarda insanlardan ve yapay nesnelerden uzak durmasıyla bilinen "Almaco balığı" (Seriola rivoliana), yerleştirilen kameralara defalarca yaklaşarak cihazlarla aktif bir etkileşime girdi. Benzer şekilde, güçlü akıntılara dayanıklılığıyla bilinen "Hime" balıklarının da diğer deniz canlılarıyla olan etkileşimleri sırasında sırt yüzgeçlerini ritmik şekilde çırptıkları görüldü. Bilim insanları, bu özgün hareketlerin nedeni üzerine araştırmalarını derinleştirdi.

TARİH ÖNCESİ TÜR VE NADİR KALAMAR TESPİTİ

Dalış verileri, evrimsel geçmişi dinozorlar öncesine dayanan "künt burunlu altı solungaçlı köpekbalığı" (Hexanchus griseus) türünün de bölgede varlığını sürdürdüğünü kanıtladı. Öte yandan, Batı Avustralya açıklarındaki derin deniz kanyonlarında yapılan paralel araştırmalarda, 25 yıldır bölgede izine rastlanmayan nadir bir dev kalamar türü de (Architeuthis dux) belgelendi.

VERİLER BİLİM DÜNYASINA SUNULDU

Elde edilen video kayıtları, deniz ekosistemindeki tür çeşitliliği ve hayvan davranışları üzerine yürütülen çalışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Özellikle ilk kez canlı görüntülenen türlerin biyolojik özellikleri ve habitat tercihleri, yayımlanan raporlarla uluslararası bilimsel toplulukların incelemesine açıldı. Uzmanlar, okyanus tabanındaki teknolojik gözlem faaliyetlerinin, keşfedilmemiş türlerin saptanması açısından kritik önemde olduğunu vurguladı.