Doğanın sıfır noktasını temsil eden bu gizemli adaya ayak basmak, bilim insanları haricinde herkese kesinlikle yasak. İnsan müdahalesinden tamamen arındırılan ada, yaşamın hiçbir dış etken olmadan nasıl filizlendiğini kanıtlayan eşsiz bir ekosisteme ev sahipliği yapıyor.
DOĞAL BİR LABORATUVAR
Surtsey, bilim dünyası için adeta zamanın durduğu bir "açık hava laboratuvarı" görevi görüyor. Bilim insanları, adada yaşamın sıfırdan başlayışını; rüzgarla gelen tohumları ve kuşların taşıdığı polenlerin nasıl bir bitki örtüsüne dönüştüğünü titizlikle gözlemliyor.
İnsan elinin değmediği bu izole kara parçasında, biyolojik evrimin her aşaması canlı bir belgesel gibi kaydediliyor. Adanın bozulmamış yapısını korumak adına uygulanan katı yasaklar, ekosistemin doğal seyrini korumayı hedefliyor.
İNSAN MÜDAHALESİNE KESİN YASAK
Dünyanın en genç adalarından biri olan Surtsey’e girişlerin yasaklanması, sadece bir güvenlik önlemi değil, bilimsel bir zorunluluk olarak görülüyor. Herhangi bir turistin farkında olmadan taşıyacağı tek bir mikrop veya yabancı tohumun, adadaki doğal dengeyi sonsuza dek bozabileceği belirtiliyor.
Bu "yaşayan hayalet ada", modern dünyada insanın hiçbir iz bırakmadığı nadir noktalardan biri olma özelliğini koruyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Surtsey, doğanın kendi kendini inşa etme gücünü temsil eden en etkileyici rotalardan biri kabul ediliyor.