Çinli iş makinesi ve otomotiv devi XCMG, Brezilya’nın Minas Gerais eyaletindeki Pouso Alegre fabrikasında 2026 yılının sonu ile 2027 yılının başı arasında elektrikli kamyonların yerel montajına başlayacağını resmen doğruladı.
Şirketin Elektrikli Ürünler Ticari Müdürü Rodrigo Setrak tarafından paylaşılan bilgilere göre bu operasyon, hafif modellerle başlayacak ve araştırma-geliştirme merkezini de kapsayan 270 milyon R$ tutarındaki devasa bir yatırım zincirinin parçası olacak.
1 milyon metrekarelik sanayi parkında yeni dönem
2021 yılında Brezilya kamyon pazarına giren ve halihazırda ülkede 350 elektrikli aracı bulunan XCMG için bu karar yeni bir dönemi işaret ediyor.
Üretim, şirketin 2014’ten beri faaliyette olan ve sarı hat ekipmanları (ekskavatör, vinç, greyder) ürettiği 1 milyon metrekarelik dev tesisinde gerçekleştirilecek. 270 milyon R$’lık yatırım kapsamında tesise yeni bir lojistik depo inşaatı, yüksek teknolojili elektrik istasyonları, ofis alanlarının genişletilmesi ve yerel bir Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) Merkezi eklenecek.
XCMG, elektrikli kamyon stratejisinde sarı hat için uyguladığı mantığı takip edecek. İlk aşamada parçalar Çin'den ithal edilerek CKD ve SKD formatında monte edilecek, yerel tedarik zinciri geliştikçe parçalar kademeli olarak millileştirilecek.
Pouso Alegre hattından çıkacak ilk modeller, talebin en güçlü ve finansal getirinin en hızlı olduğu VUC (Şehir İçi Hafif Ticari Araç) ve 3/4 elektrikli kamyonlar olacak. Şasi, aks ve fren sistemlerinde Brezilya’nın güçlü bir metal-mekanik sanayisine güvendiklerini belirten Setrak; batarya, elektronik bileşenler ve yüksek voltaj sistemlerinin ise tedarikçi ağı olgunlaşana kadar ithal edilmeye devam edeceğini açıklıyor.

Hafif ticariden 74 tonluk devlere
Yerel montaj hazırlıkları sürerken, XCMG şu anda bile Brezilya pazarındaki en geniş elektrikli kamyon portföylerinden birini sunuyor.
Ürün yelpazesi hafif ticari araçlardan, 74 tona kadar yük taşıma kapasitesine sahip çekici ünitelerine kadar uzanıyor. En güçlü model olan E7-80T; 747 beygir gücünde bir motora, 400 kWh batarya kapasitesine ve yüke bağlı olarak 150 ila 250 kilometre arasında değişen bir menzile sahip.
Ağır yol operasyonlarına yönelik tasarlanan E7-49T ise 482 beygir gücü ve 282 kWh'lik bir batarya sunuyor. Üretici ayrıca ormancılık ve şeker kamışı operasyonları için özel çözümler geliştirerek, elektrikli kamyonların erişimini geleneksel olarak yalnızca dizel araçlara dayanan sektörlere genişletiyor. Araçların şarj işlemi doğru akım (DC) şarj cihazlarıyla yapılıyor ve ideal koşullar altında bir saatten biraz fazla bir sürede tamamlanıyor.
Konuşmanın seyrini değiştiren en büyük etken şüphesiz küresel jeopolitik gerilimler ve yükselen dizel fiyatları oldu.
İlk satın alma maliyeti makası da hızla kapanıyor
Sektörde elektrikli kamyonlara yönelik talep son aylarda %30’dan fazla arttı. En dikkat çekici değişim ise müşteri profilinde yaşanıyor. Daha önce elektrikli araçlara yalnızca yeşil dönüşüm ve ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) hedefleri olan büyük kurumlar ilgi gösterirken; bugün küçük nakliyeciler, şehir içi dağıtımcılar, yerel tüccarlar ve fırınlar bile operasyonel maliyetleri düşürmek için bu araçlara yönelmeye başladı. 2022'den bu yana hızlı şarj cihazı maliyetlerinin düşmesi de bu projelerin önünü açtı.
Elektrikli kamyonların önündeki en büyük engel olan yüksek ilk satın alma maliyeti makası da hızla kapanıyor. Hafif ve orta segmentte dizel araçlarla aradaki fiyat farkı %10 ila %15'e kadar geriledi. Geçmişte bir elektrikli kamyonun kendini amorti etmesi için 400.000 kilometre yapması gerekirken, bugün bu sınır uygulamaya bağlı olarak 60.000 ila 80.000 kilometreye düştü. Ağır segmentte fark hala %30 - %35 seviyelerinde olsa da XCMG, yerel montaj sayesinde gümrük ve lojistik maliyetlerini eleyerek bu farkı on yılın sonuna kadar kapatmayı hedefliyor.
Geleceğin dönüm noktası: 500 kilometre menzil
Şehir içi operasyonlar (gündüz dağıtım, gece üste şarj modeli) şu an elektrikli taşımacılığın en verimli alanı olarak öne çıkıyor. Ancak Rodrigo Setrak’a göre pazarın asıl kırılma noktası, menzillerin 400 ila 500 kilometre bandına ulaşmasıyla yaşanacak. Bu gerçekleştiğinde orta ve uzun mesafe lojistik tamamen kabuk değiştirecek ve şirketler lojistik ağlarını yeniden yapılandıracak. Pouso Alegre’deki yerel üretim hamlesi, rekabetçi fiyatları ve arkasına aldığı güçlü destek zinciriyle Brezilya’nın yeşil lojistik dönüşümündeki en büyük hızlandırıcı faktör olmaya aday görünüyor.