RTÜK Üyesi Tuncay Keser, A Haber, ATV, BengüTürk TV, Akit TV, CNN Türk, Lider Haber’in İBB soruşturması ve uyuşturucu operasyonları ile 16-17 Ocak 2026 tarihli haber bültenlerinde yayın ihlalleri bulunduğu gerekçesiyle RTÜK’e başvurdu.
Adli soruşturmaların haberleştirilmesi ve kamuoyunun bilgilendirilmesinin olağan ve beklenen bir durum olduğunu kaydeden Keser, "Ancak haberlerin içeriğinde ve veriliş şeklinde, kullanılan dilin dengeli olması, haber verme sınırlarının aşılmaması, iddiaların gerçekmiş gibi sunulmaması, karalayıcı bir üslupla kimsenin peşinen suçlu ilan edilmemesi yasal zorunluluktur. Bu açık duruma rağmen; bazı medya hizmet sağlayıcılar tarafından yayınlanan haber ve programlarda, henüz soruşturma süreci devam eden ve kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmayan olaylarla ilgili kişi ve kuruluşlara yönelik, hedef gösteren ve suçlayıcı ifadelerin sistematik bir biçimde kamuoyuna yansıtıldığı görülmektedir. Şüphelilerin soruşturma kapsamında verdikleri ifadelerde geçen iddialar, kesin birer olguymuş gibi sunulmakta, masumiyet karinesi ilkesi yok sayılarak kişiler peşinen suçlu ilan edilmektedir" dedi.
"EDİTÖR HATASI OLMADIĞI AÇIK"
Keser, şunları söyledi:
"Haber metinlerinde kullanılan; 'Ekrem İmamoğlu'nun, uyuşturucu partisi düzenlediği uçuşun kiralama faturaları ortaya çıktı…', '…Çetenin elebaşı CHP'li Ekrem İmamoğlu', 'İstanbul Büyükşehir Belediyesi vurguncularının uyuşturucu ağı ortaya çıktı', 'Narko fuhuş içeren partilerin Beykoz'da 3 katlı bir villada sürdüğü saptandı', '…Rüşvetten elde edilen bir mal varlığının başkasına verilmesiyle ilgili bir durum söz konusu.', 'İBB'deki adamlarını haraca bağlayan ekibin başında gelen kafa koparan lakaplı Fatih Keleş ve İstanbul'un hafriyat işlerini tek eline alarak yıllık 200 milyon dolara yakın gelir sağlayan firari Murat Gülibrahimoğlu'nun özel jette, uyuşturucu ve fuhuş partileri verdiği ortaya çıkmıştı', 'İş adamlarını haraca bağladıkları yetmedi, kara para aklamak için kullandıkları özel jette uyuşturucu partileri verdikleri ortaya çıktı' şeklindeki ifadelerin haber verme sınırlarını aştığı ve iddiaların kesinlik içeren bilgiymiş gibi sunulduğu görülmektedir. Bu ifadelerin sıradan bir editör hatası olmadığı açıktır. Sistematik halde yargı kararı olmaksızın kişiler suçlu ilan ediliyor, karalama yapılıyor"
Söz konusu yayınların, yayın ilkelerinin bir çok maddesini ihlal ettiğine dikkat çeken Keser, şöyle devam etti:
"RTÜK, Anayasa’da güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüğünü, masumiyet karinesini, kişi onuru ve özel hayatın gizliliğiyle dengeli biçimde korumakla ve bu görevini objektif ve eşitlikçi bir tutumla yerine getirmekle yükümlüdür. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi çerçevesinde yürütülen soruşturmalarla ilgili; soruşturma aşamasındaki iddiaların, doğruluğu teyit edilmeksizin ve kesinleşmiş yargı kararları bulunmaksızın, kişileri peşinen suçlu ilan eden bir yayın tarzına dönüşmesi karşısında RTÜK’ün sessiz kalması, sistematik bir hal almış olan yayın ihlalleri ile ilgili bugüne kadar tek bir inceleme yürütmemiş olması; 6112 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği sorumlulukla bağdaşmadığı gibi, medya alanında hukuksuzluğun normalleşmesine ve linç kültürünün, linç haberciliğinin kurumsallaşmasına zemin hazırlayacaktır. Bu nedenlerle; Üst Kurul tarafından bahse konu kapsamındaki tüm yayınların hukuk devleti ilkesinin, masumiyet karinesinin ve yayıncılık etiğinin korunması adına gecikmeksizin ve kararlılıkla değerlendirilmesi hem kamu yararı hem de demokratik toplum düzeninin sürdürülebilirliği açısından kaçınılmaz bir hukuki zorunluluktur."