Uzmanlara göre son dönemde 'mor zeytin' olarak bilinen, ara olgunluk evresindeki zeytin türü sağlık açısından öne çıkan seçenekler arasında yer alıyor.

MOR ZEYTİN ÖNE ÇIKIYOR

Yeşil ve siyah zeytin arasında yer alan mor zeytin, olgunlaşma sürecinin orta aşamasında hasat ediliyor.

Bu türün en dikkat çeken avantajı ise daha düşük tuz oranına sahip olması. Salamura ile hazırlanmasına rağmen, tuz miktarı diğer zeytin çeşitlerine kıyasla daha az oluyor.

Ayrıca vitamin ve mineral değerleri korunurken, özellikle polifenol açısından zengin içeriğini büyük ölçüde muhafaza ediyor.

KALP VE BAĞIŞIKLIK DOSTU İÇERİK

Polifenoller, vücudu serbest radikallerin olumsuz etkilerine karşı koruyarak kalp ve damar sağlığını destekliyor. Mor zeytin ise E vitamini açısından zengin içeriğiyle dikkat çekiyor.

Uzmanlara göre bu özellikleri sayesinde mor zeytin, bağışıklık sistemine katkı sağlayabiliyor. Ayrıca sindirimi desteklediği ve daha uzun süre tokluk hissi sağladığı belirtiliyor.

YEŞİL VE SİYAH ZEYTİN DE ÖNEMLİ

Mor zeytin öne çıksa da, yeşil ve siyah zeytin de besin değeri açısından oldukça zengin seçenekler arasında yer alıyor.

Yeşil zeytin:

-Daha yüksek su oranına sahiptir
-A vitamini bakımından daha güçlüdür

Siyah zeytin:

-Olgunlaştığı için daha yoğun bir aroma sunar
-Antioksidan içeriği açısından zengindir

Her iki türde de hidroksitirozol ve oleuropein gibi güçlü fenolik bileşikler bulunur. Bu maddeler, kansere karşı koruyucu etkileriyle öne çıkarken, aynı zamanda ağrı kesici özellikler gösterebilir ve kemik sağlığını destekleyebilir.

Beslenme uzmanlarına göre en doğru yaklaşım, zeytini türüne göre ayırmak yerine dengeli tüketim çerçevesinde değerlendirmek.

Günlük yaklaşık 10–15 adet zeytin tüketiminin genel sağlık için yeterli olduğu belirtilirken, kilo kontrolü hedefleyenler için daha düşük kalori ve tuz içeriği nedeniyle yeşil zeytin bir adım öne çıkabiliyor.

Siyah mı yeşil mi tartışmasından çok, zeytini düzenli ve ölçülü tüketmek sağlıklı beslenmenin temel unsuru olarak görülüyor.