Her yıl takvim yapraklarını çevirdiğimizde diğer tüm aylar 30 veya 31 gün sürerken, şubat ayının sadece 28 güne sıkışması (ve dört yılda bir 29 güne çıkması) nesillerdir en çok merak edilen konulardan biri olmaya devam ediyor. Peki, yılın bu en kısa ayının arkasında sadece kusursuz bir astronomik hesaplama mı var, yoksa Antik Roma krallarının batıl inançları ve rahiplerin politik oyunları mı yatıyor? 

İşte Dünya'nın Güneş etrafındaki dönüşüyle başlayan ve Jül Sezar'ın kılıcıyla şekillenen 28 günün büyüleyici tarihi...

ŞUBAT'IN KADERİNİ BELİRLEYEN BATIL İNANÇ

Antik Roma'nın ilk takvimi sadece 10 aydı. Kış mevsimi, tarım yapılmadığı ve savaşılmadığı ölü bir dönem olduğu için takvime dahil bile edilmez, isimsiz bir boşluk olarak geçilirdi.

Roma Kralı Numa Pompilius, kış aylarını takvime ekleyip yılı 12 aya çıkarırken, Romalıların "çift sayıların uğursuz olduğu" inancına çarptı. Bu yüzden ayları 29 veya 31 gün olarak düzenledi.

Ay takvimini 355 güne tamamlamak için matematiksel olarak bir ayın mecburen çift sayı olması gerekiyordu. Bu "uğursuz" 28 gün, Ölüler Günü Festivali'ne ev sahipliği yaptığı ve zaten bir "arınma/kefaret" ayı olarak görüldüğü için şubata(Februarius) kilitlendi.

RAHİPLERİN POLİTİK OYUNCAĞI: "MERCEDONIUS"

Numa'nın 355 günlük takvimi, gerçek Güneş yılından her yıl yaklaşık 10 gün geri kalıyordu. 
Mevsimler kaymaya başlayınca Romalı rahipler, iki yılda bir takvime 22 veya 23 günlük 'Mercedonius' adında fazladan bir "ara ay" eklemeye başladılar, ancak takvimden sorumlu rahipler aynı zamanda politikacıydı. 

Kendi adamlarının görev süresini uzatmak veya siyasi rakiplerininkini kısaltmak için bu "ekstra ayı" tamamen kendi çıkarlarına göre ekleyip çıkardılar. Sonuç: Mevsimlerin birbirine girdiği devasa bir kaos oldu.

JÜL SEZAR VE GÜNEŞ'İN MATEMATİĞİ (29 ŞUBAT'IN DOĞUŞU)

MÖ 46 yılında gücü eline alan Jül Sezar, bu takvime son verdi. Mısırlı astronomların yardımıyla takvimi Güneş'in hareketlerine göre yeniden düzenleyerek yılı 365 gün olarak sabitledi.

Kayıp 6 Saat: Dünya, Güneş etrafındaki turunu 365 gün değil, yaklaşık 365 gün 6 saatte tamamlar.

Artık Yıl Çözümü: Her yıl artan bu 6 saat, dört yılda bir 24 saate (1 tam güne) ulaşır. Sezar, bu 1 günlük fazlalığı zaten takvimin en kısa ve geleneksel olarak "farklı" ayı olan şubatın sonuna ekledi.

PAPA GREGORİUS'UN İNCE AYARI

Sezar'ın takvimi harikaydı ama kusursuz değildi. Çünkü o 6 saatlik artık süre aslında tam 6 saat değil, biraz daha azdı (yaklaşık 5 saat 48 dakika). Yüzyıllar içinde bu küçük dakikalar birikerek bahar ekinoksunun kaymasına yol açtı. 1582'de Papa XIII. Gregorius bugün de kullandığımız "Gregoryen Takvimi"ne son şeklini vererek şu hassas dengeyi kurdu:

Dört yılda bir artık yıl yaşanır, ancak 100'e tam bölünen yıllar (örneğin 1900) artık yıl sayılmaz; 400'e tam bölünenler (örneğin 2000) ise istisna olarak tekrar artık yıl kabul edilir.