14 ada üzerine kurulu Stockholm coğrafi olarak su ulaşımına elverişli olsa da, yavaş sefer süreleri ve düşük sıklık nedeniyle birçok kişi şehrin 50’den fazla köprüsünü kullanmayı tercih ediyordu.
'EN HIZLI ELEKTRİKLİ YOLCU GEMİSİ'
Buna karşın dizel feribotlar, bölgenin toplam toplu taşıma emisyonlarının neredeyse yarısını oluşturuyor. Bu tabloyu değiştirmeyi hedefleyen hidrofoil özellikli Candela P-12 Shuttle, üreticisine göre hizmetteki dünyanın en hızlı elektrikli yolcu gemisi olarak tanımlanıyor.
Ekerö banliyösü ile şehir merkezi (Belediye Binası yakınları) arasında çalışan feribot, seyahat süresini yaklaşık 55 dakikadan 30 dakikaya indirdi.
Deneme verilerine göre karbondioksit emisyonları da benzer dizel gemilere kıyasla yaklaşık yüzde 94 oranında azaltıldı.
NASIL BU KADAR HIZLI GİDİYOR?
Üretici Candela’ya göre P-12, seri üretime giren ilk bilgisayar kontrollü elektrikli hidrofoil feribot olma özelliğini taşıyor.
Gövdenin altına monte edilen kanat benzeri karbon fiber foiller, tekne hızlandıkça kaldırma kuvveti üreterek gövdeyi su yüzeyinin üzerine çıkarıyor.
Su ile temasın azalması sürtünmeyi düşürüyor; bu da daha yüksek hız, daha pürüzsüz yolculuk ve önemli ölçüde daha düşük enerji tüketimi sağlıyor. Sistem, sensörlerle çalışan bir bilgisayar tarafından anlık olarak dengeleniyor.
ÇOK SESSİZ, 25 METREDEN DUYLMUYOR BİLE
Feribotun oluşturduğu dalga da geleneksel feribotlara kıyasla oldukça küçük. Rapora göre dalga seviyesi, dıştan takma motorlu küçük bir tekneninkine benzer düzeyde.
Daha küçük dalgalar, hem kıyı erozyonunu hem de çevresel etkiyi azaltıyor. Gürültü seviyesi de düşük: Ölçümlere göre 45 km/s hızla giden bir otomobil kadar sessiz ve 25 metre mesafeden neredeyse duyulmuyor.
SEFERLER DAHA SIK YAPILACAK
Rapora göre gemi, geleneksel elektrikli feribotlara kıyasla iskele tarafında daha sınırlı şarj altyapısı gerektiriyor.
Dizel feribotlara göre daha düşük yakıt ve bakım maliyetleriyle birleştiğinde bu durum ekonomik avantaj yaratıyor.
İki dizel feribotun altı P-12 ile değiştirilmesi halinde seferlerin saatlik yerine 15 dakikada bir yapılabileceği, yolcu kapasitesinin yaklaşık yüzde 150 artabileceği ve yolculuk başına maliyet düşerken tahmini 12 milyon euro sosyoekonomik fayda sağlanabileceği hesaplanıyor.