Suudi Arabistan, ülkeyi Akdeniz üzerinden Yunanistan'a bağlayacak büyük bir fiber optik kablo projesinde kabloyu İsrail yerine Suriye'denm geçirmeyi planlıyor.

Yetkililere göre Riyad'ın daha önceden yapılan anlaşmayı değiştirerek İsrail yerine Suriye'yi ana geçiş ülkesi yapmak istiyor. Riyad, altyapıyı Suriye'den geçirmek için milyonlarca dolar ödemeye hazır.

Bu hamle, Suriye'deki Ahmed el Şara hükümetini güçlendirirken İsrail'i de altyapı projelerinden izole ediyor. İsrail'in yakın müttefiki olan Yunanistan da bu projeyle İsrail'le olan bağını zorluyor.

800 MİLYON DOLAR YATIRACAK

Suudi Arabistan, Suriye'nin teknolojik altyapısına yaklaşık 800 milyon dolar yatırım yapacağını duyurdu.

Bu yatırım kapsamında Şam'ı uluslararası sisteme bağlayacak 4.500 kilometrelik bir ağ kurulması hedefleniyor.

Batılı bir yetkili krallığın vizyonunu şu sözlerle özetliyor: "Suudi Arabistan için Şam bölgesel bağlantının kalbinde yer alıyor.

Suudiler yolların, kabloların ve trenlerin Suriye'den geçmesini istiyor." Bu stratejik hamle Orta Doğu'nun dijital haritasını ve güç dengelerini kalıcı olarak değiştirebilir.

Doğu-Akdeniz Veri Koridoru (EMC) projesi ilk olarak 2022 yılında duyurulmuştu. Bu ortaklık Suudi Telekom ile Yunanistan'ın önde gelen enerji ve teknoloji şirketlerini bir araya getiriyor.

O dönemde Suudi Arabistan ile İsrail arasında bir normalleşme anlaşması için yoğun görüşmeler yapılıyordu.

7 Ekim 2023 tarihinde başlayan saldırılar ve ardından gelişen insani kriz tüm bu diplomatik süreci rayından çıkardı. Savaşın yarattığı yeni gerçeklik projenin teknik ve siyasi haritasını kökten değiştirdi.

BU HAMLE DENGELERİ ZORLAYACAK

Gazze'deki soykırım, İsrail'in Lübnan, İran ve çevre ülkelerdeki saldırgan tavrı ve Türkiye ve Suudi Arabistan'a karşı kışkırtıcı söylemleri bu kararın temelini oluşturdu.

Suudi Arabistan, aynı zamanda Yemen ve Kızıldeniz gibi stratejik bölgelerde Birleşik Arap Emirlikleri ile ciddi bir rekabet içinde bulunuyor. BAE de doğrudan İsrail'in yanında yer alıyor.

İsrail'in en yakın Arap ortağı olan Abu Dabi ile yaşanan bu gerginlik teknoloji yatırımlarına da yansıyor. Suudi Arabistan bu yeni rotayla hem siyasi hem de ekonomik bir mesaj veriyor.

Yunanistan ise Türkiye'yi baypas ederek kendisini Avrupa ile Orta Doğu arasında enerji ve yapay zeka merkezi olarak konumlandırmaya çalışıyordu.

Atina yönetimi bu amaçla Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin yanı sıra Suudi Arabistan'dan da yatırım çekmeye çalışıyor. Ancak Yunanistan'ın İsrail ile olan yakın müttefiklik ilişkisi bu noktada bir engel teşkil ediyor.

Atina İsrail'i Türkiye'ye karşı bir sigorta ve ABD ile olan bağlarını güçlü tutma aracı olarak görüyor. Suudi Arabistan'ın İsrail'i devre dışı bırakma girişimi bu hassas dengeyi zorluyor.