Paleontoloji dünyasında 2016 yılına kadar ihtiyozorların (deniz sürüngenleri) ortalama üç metre uzunluğa ulaştığı kabul ediliyordu. Ancak Lilstock köyü sahilinde bulunan devasa kemik parçaları, Jura dönemine ait bu türün boyutlarına dair ezberleri bozdu. Yaklaşık üç yolcu otobüsü uzunluğunda olan İhtiyotitan, okyanus tarihinin en büyük süper yırtıcısı olarak tescil edildi.

BESİN ZİNCİRİNİN TEPESİNDE BİR SÜPER YIRTICI

Bilim insanları, bulunan kemik parçalarını mevcut türlerle karşılaştırarak canavarın vücut oranlarını yeniden kurguladı. Yapılan analizler, İhtiyotitan’ın sadece boyutuyla değil, avlanma stratejileriyle de döneminin en tehlikeli canlısı olduğunu gösterdi. Derin karanlıkta avını bulmak için ekolokasyon (sesle yön bulma) kullandığı tahmin edilen bu dev canlının, modern katil balinalara benzer şekilde stratejik saldırılar düzenlediği saptandı.

AGRESİF AVLANMA YÖNTEMLERİ

Araştırmacılar, bu dev türün avını şaşırtmak veya tuzağa düşürmek için devasa gövdesiyle güçlü dalgalar yarattığını öngörüyor. Hızı ve saldırganlığıyla okyanuslarda rakipsiz olan İhtiyotitan’ın, Jura dönemi ekosisteminde besin zincirinin en tepesinde yer aldığı belirtiliyor. Bu keşif, deniz sürüngenlerinin evrimsel süreçte ulaştığı boyutların sınırlarını yeniden tanımladı.

İhtiyozorların küresel yayılımını inceleyen paleontologlar, benzer devlerin farklı coğrafyalarda yaşayıp yaşamadığını araştırmaya devam ediyor. Paleontolog Maksym Garber, Ukrayna'nın Zhytomyr bölgesi gibi noktalarında ihtiyozor kalıntılarına rastlandığını, ancak henüz eksiksiz bir iskelete ulaşılamadığını ifade etti. Milyonlarca yıl önce okyanus tabanı olan bu bölgelerde yapılan çalışmalar, dev deniz sürüngenlerinin dünya geneline yayıldığını kanıtlıyor.