Asia Times tarafından yayımlanan ve güncel uydu görüntülerine dayandırılan raporlar, Çin’in deniz gücünü artırmak amacıyla sivil deniz varlıklarını askeri operasyonlara dahil eden radikal bir konsepti test ettiğini ortaya koydu.
Şanghay’daki bir tersanede görüntülenen 97 metre uzunluğundaki “Zhongda 79” adlı konteyner gemisi, Pekin’in “askeri-sivil füzyon” stratejisinin en yeni ve somut örneği olarak dünya gündemine oturdu.
Sıradan bir kargo gemisi görünümündeki Zhongda 79, yapılan modifikasyonlarla adeta bir "cephanelik gemisine" dönüştürüldü. Gemiye yerleştirilen 60 hücreli konteynerleştirilmiş dikey atım sistemleri (VLS), sivil bir platformun devasa bir füze bataryasına dönüşebileceğini kanıtlıyor.
ASKERİ KORUMA KALKANI KAZANDIRIYOR
Bu modüler yapı sadece saldırı gücüyle sınırlı kalmayıp; faz dizinli radarlar, yakın hava savunma sistemleri ve elektronik karşı tedbir donanımlarıyla desteklenerek gemiye askeri bir koruma kalkanı da kazandırıyor.
TİCARİ GEMİLERİN ARASINA SIZIYOR
Askeri uzmanlar, bu yaklaşımın temel amacının füze menzilini artırmak değil, saldırının nereden geleceğini belirsizleştirmek olduğunu vurguluyor. Standart ticari yüklerin arasına gizlenebilen füze sistemleri, düşman unsurların tehdidi erkenden tespit etmesini zorlaştırırken, saldırıların beklenmedik noktalardan ve farklı açılardan yapılabilmesine olanak tanıyor.
Bu durum, Çin’in denizde hayatta kalma şansını artırırken aynı zamanda karşı taraf için büyük bir caydırıcılık unsuru oluşturuyor.
Özellikle geniş çaplı bir çatışma senaryosunda, çok sayıda ticari geminin ateşleme platformu olarak kullanılması "doygunluk saldırısı" riskini doğuruyor. Tek bir Tip 055 sınıfı savaş gemisinin 112 füze kapasitesine karşılık, yüzlerce sivil geminin bu sürece dahil edilmesi savunma sistemleri üzerinde yıkıcı bir baskı oluşturabilir. Ancak bu stratejinin etkinliği, Çin’in bu dağınık ve heterojen yapıyı koordine edebilecek yüksek seviyeli bir istihbarat ve gözetleme kapasitesine sahip olmasına bağlı görünüyor.
Deneysel bir prototip olarak değerlendirilen Zhongda 79, savaşın ilk aşamalarında baskın etkisi yaratmak üzere kurgulanmış bir sistemin öncüsü olarak görülüyor. Pekin yönetimi, bu askeri-sivil entegrasyonuyla geleneksel donanma kapasitesini asimetrik bir güç çarpanına dönüştürmeyi hedefliyor.