TÜSİAD'ın olağan Genel Kurul toplantısı, bugün İstanbul'da gerçekleştirildi. Başkanlık seçimine tek aday olarak giren TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yardımcısı Ozan Diren, 165 oy alarak yeni başkan seçildi. Diren, 2026-2027 döneminde görev yapacak.  TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanlığı görevine ise Ömer Aras yeniden getirildi.

Ozan Diren'in asıl listesinde yer alması beklenen isimler şu şekilde:

*Meltem Akol

*Elif Çoban

*Fatih Kemal Ebiçlioğlu,

*Azmi Gümüşoğlu

*Aslıhan Güreşçier

*Perihan İnci

*Şerafettin Karakış

*Ömer Mert

*İbrahim İzzet Özilhan

*Ahu Serter, Feyyaz Ünal

TÜSİAD'ın bugünkü olağan Genel Kurul toplantısı İstanbul'da gerçekleşti. Toplantının açılış konuşmaları ise TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Ömer Aras ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan tarafından yapıldı.

Aras, küresel jeopolitik risklere dikkat çekerek ABD'nin askeri gücünün ve öngörülemez adımlar attığını vurguladı.

Enflasyona işaret ederek, kalkınmanın verimlilikle birlikte olabileceğini vurguladı. 2026 ekonomisinin verimlilik üzerine çalışılması gerektiğini söyledi.

Üretimin ve ticaretin üzerine yeni bir maliyetinde daha bindiğini belirtti.

Aras'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle oldu:

*Yeni dünya düzeninin verimlilik olmak zorunda. Verimlilik olmazsa Büyüme olmazda enflasyon zorlaşır ve uzar. Ücret reel olarak yükselmez. Refah artışı gerçekleşmez. Zamanla gerçekleşen enflasyon ile algılanan enflasyon arasında fark oluşur.

*Ekonomik büyüme niceliksek kavramdır, milli gelirdeki artışı ifade eder. Kalkınma ise nitelikseldir, yani yapışla dönüşümü ifade eder. Nasıl yaşıyoruz, kim kazanıyor, sağlık eğitim kurumsal kalite ve gelir dağlımı nasıl sorularını sorar. Ekonomik büyüme olmadan kalkınma olmaz.

*2026'nın ana gündemi verimlilik seferberliği olmalı. Verimlilik Türkiye'nin eflasyonsuz refah üretilmesinin ve dünyada rekabetçi olmasının temel yoludur. Verimlilik artarsa ücretler artar verimllik artarsa gelir dağılımı düzelir.

*Beş somut hedefi gerçekleştirebilirsek büyümeyi kalkınmaya dönüştürebiliriz.

*Birinci hedef insan kaynağını tam kullanmak Türkiye'de istihdam oranı şük kadınların istihdamı ise daha da belirgin şekilde düşük. Kadın istihdam oranı yüzde 39,9 üretim kapasitesi sistem dışında kaldığını gösteriyor. Kadın istihdamı yan başlık değil üretimin ana başlığıdır.

*İkinci hedef beceri ile işi eşleştirmek ve okuldan işe geçişi dağlamak. İş dünyası nitelikli çalışan bulamamakla ve genç işsizliğinin yüksek olmasından yakınıyor. Eğitim ile iş dünyası aynı yönde gelişemiyor.

*Üçüncü hedef verimli firmayı büyütmek ve kaynak akışını verimli firmaya yönetmek. Verimliliği yüksek firmaların payı artmadığında verimliliği sağlayamayız.

*Dördüncü hedef rekabetin ve kuralların üretkenliğini ödüllendirdiği kayıt dışını yok ettiği bir ortam yaratmak verimlilik seferberliği sadece üretim seferberliğine bakarsa eksik kalır. Çözüm sadece sıkı denetim değil kayıtlı kalmayı rasyonel kuran bir sistem kurmaktır.

*Beşinci hedef teknolojiyi ve iyi yönetimi yaygınlaştırmak. Teknolojik değişimi kaçıran firmalar ve ülkeler geride kalıyor. Günümüzde otomotiv sektörünün değişmesi buna büyük bir örnektir.

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan'ın konuşmasında öne çıkanlar:

Bakanlığımın ilk günüden itibaren aklımda çok net öncelik vardı; TÜSİAD'ın temas alanını genişletmek. bu doğrultuda yoğun bir çalışma yürüttük. sayısı şehir gezdim temaslarımızı yoğunlaştırdım.


Dünya hızla değişirken perspektifimizi genişletmek istedik. Bu döneme bakarken 4 ana ekseni birlikte düşünmek istedik.  Bunlardan biri cumhuriyet ve demokrasi, kalkınma ve çevre, büyüme ve paylaşım, küresel olan ve yerel olan arasındaki denge.

Bu yıl tanıtımını yaptığımız, TÜSİAD maliyet bazlı rekabet gücü endeksi ile her dönem olduğu gibi  verinin rehberliğinde konuştuk. 

İmalat sanayimizin maliyet yapısını, rekabet ülkelerle karşılaştırmalı biçimde ortaya koyduk. 3 ayda bir yayınlanmaya devam edecek bu endeks, yalnızca bir endeks değil, bir politika yapımına veri temelli katkı sunan, ülkemiz ekonomisine yön gösterecek nitelikte kalıcı bir araç oldu. 

Hukukun üstünlüğü ve kurumsal güven, ekonomik refah ve yatırım ortamının temeledir. Bu nedenle TÜİSAD olarak, refahın, büyümenin ve sürdürülebilir kalkınmanın ancak hukuk güvenliği ile mümkün olduğunu her fırsatta söyledik.