Uzmanlar, unutkanlığın basit bir nedenden kaynaklanabileceği gibi bazen hastalık belirtisi olarak da karşımıza çıkabileceğini vurguluyor. Dolayısıyla bu sorunun bariz ve uzun sürdüğü durumlarda erken teşhis için uzman bir nöroloğa başvurulması öneriliyor.  ‘Unutkanlığın bir çok nedeni var. Ancak günlük hayatın hızlanması ve yanlış yaşam alışkanlıkları sağlığımız için görünmez tehlikeler. Fark edilmeden her gün tekrarlanan bu hatalar sadece bedeni değil beyni de yıpratıyor’’ diyen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz unutkanlığa yol açan nedenleri şöyle sıraladı:

Nedeni çok!

Unutkanlık ileri yaş, başa alınan darbeler, beyin tümörleri, yalnızlık, tiroid problemleri, antidepresan, tansiyon ialçalarının yan etkisi, depresyon, yüksek LDL (kötü) kolesterol, obezite, diyabet, hipertansiyon, sigara, alkol, demans (bunama) ve en yaygın demans türü olan alzheimer gibi nedenlerle de ortaya çıkabilir.

Suyu az içiyoruz

Hafif susuzluk dahi bilişsel bozukluklara sebep olabilir. Beyindeki su eksikliğinde azalma kısa süreli hafıza kaybına neden olabilirken, çok daha uzun sürdüğünde ise beyin hücrelerinin boyut ve kütle olarak küçülmesine sebebiyet verir.

Hazır gıdalarla besleniyoruz

Eskiden ev yemekleriyle, doğal gıdalarla beslenirken; günümüzde sofralarımızda işlenmiş, trans yağlar ve yüksek şeker oranlı içecek ve yiyecekler yer alıyor. Bu yanlış beslenme alışkanlığı sadece kalbi değil, beyni de etkiliyor. Özellikle aşırı şeker tüketimi, beyinde insülin direncine neden oluyor. Bilimsel araştırmalar, bu durumun Alzheimer riskini artırdığını ve hatta alzheimer’ın “Tip 3 diyabet” olarak anılmasına yol açtığını gösteriyor. Doğru beslenme; artık sadece kilo kontrolü için değil, unutkanlığa karşı da en büyük önlem olarak gösteriliyor. Akdeniz tipi diyet, Omega-3 yağ asitleri, sebze-meyve ağırlıklı beslenme beyin sağlığı için idealdir.

Saatlerce ekrana bakıyoruz

Beynimiz yüz binlerce yıl boyunca hareket etmeye, keşfetmeye ve çevreyle etkileşime girmeye alışkındı. Ancak modern yaşamda saatlerce ekrana bakmak alışkanlık haline geldi. Dijital çağda yaşıyoruz ve sürekli bilgi bombardımanına maruz kalıyoruz. Sosyal medya, e-postalar, iş yerindeki sürekli bildirimler… Günün her anı bir şeylerle meşgulüz ve bu durum beynimize zarar veriyor. Sosyal medyada geçirilen zaman arttıkça dikkat dağınıklığı ve unutkanlık da beraberinde gelir. Beyin yeni bilgilerle çalışmadığında, eski bilgiler de zamanla silinir. Yani sosyal medyada gezinmek sadece zaman değil, aynı zamanda zihinsel kapasite kaybına da neden olabilir. Beyin sağlığı için ekran süresini sınırlamak büyük önem taşır.

Hareket etmiyoruz

Diğer önemli bir etken de hareketsizliktir. Ancak günümüzde pek çok kişi gün boyu masa başında oturuyor, akşamları da tembellik edip ekran karşısında vakit geçiriyor. Bu yaşam tarzı beyin hacmini küçültür ve unutkanlık riskini artırır. Oysa hareket, sadece kasları değil beyni de çalıştırır. Hareket etmek, beyindeki kan dolaşımını artırır ve yeni sinir hücrelerinin oluşmasına katkı sağlar. Her gün yapılacak 30 dakikalık tempolu yürüyüş bile hafıza üzerinde olumlu etkiler yaratabilir. Düzenli egzersiz Alzheimer riskini de düşüren en güçlü alışkanlıklardan biridir.

Uyumuyoruz

Günümüzde çocuklar da yetişkinler de geç yatıyor. Bu durum erken yaşlanma, yüksek tansiyon, zayıf bağışıklık, obezite gibi riskleri artırırken beyne de zarar veriyor. Özellikle gece uykusu sadece dinlenmek için değil, beynin kendi kendini temizlemesi için de gerekli. Uyku sırasında beyinde bir nevi “çöp temizliği” yapılır. Alzheimer’a neden olan beta amiloid plakları, uyku esnasında beyinden atılır. Ancak yeterli uyku alınmadığında bu zararlı maddeler beyinde birikir, erken ve ilerleyen yaşlarda unutkanlık belirtileri artar. 7-9 saat arası kesintisiz gece uykusu, beyin sağlığını korumak için hayati öneme sahiptir. Özellikle mavi ışığa maruz kalmadan uyumak, melatonin hormonunun sağlıklı şekilde salgılanmasını sağlar ve bu hormon beyni de korur.

Vitaminleri doğru kullanmıyoruz

B12 vitamini ve folik asit eksikliği durumlarında hafıza sorunları yaşanarak geçici unutkanlıklar görülebilir. Gelişigüzel vitamin almak beyin sağlığı için de doğru değil. Önemli olan bu vitamin eksikliğini bilerek doğru takviye almaktır. Aslında B12 (süt, peynir, yoğurt, yumurta, kırmızı et gibi) ve folik asit (brokoli, Brüksel lahanası, kuşkonmaz, ıspanak, nohut, barbunya gibi) yönünden zengin gıdalarla doğal yollardan alınmalıdır.

Sürekli stresliyiz

Modern hayatın bitmeyen koşuşturması, belirsizlikler, ekonomik zorluklar ve gelecek kaygısı stres hormonlarının sürekli yüksek kalmasına neden olur. Kortizol adı verilen bu hormon, uzun süre yüksek kaldığında beyin hücrelerine zarar verir. Özellikle beynin hafıza merkezi olan hipokampüs, kronik stresten en çok etkilenen bölgedir. Bu da zamanla unutkanlık, dalgınlık ve duygusal dalgalanmalara yol açar. Beyin sağlığı için stresin mutlaka yönetilmesi gerekir. Stres anında dışarı çıkıp tempolu yürüyün, sizi strese sokan ortamdan ve kişilerden uzaklaşın, derin nefes alıp verin. Tüm bunlar sizi kısa sürede rahatlatır.