Beslenme ve Diyet Uzmanı Gülşah Erhan, "Longevity" kavramının temel amacının sadece takvim yaşını büyütmek değil, bu süreci hastalıklardan arınmış, zinde ve verimli bir şekilde geçirmek olduğunu vurguluyor. Bu modern yaşam felsefesi; bağırsak sağlığını odağına alan, doğadan ilham alan ve geleneksel beslenme kültürlerini harmanlayan bir anlayışa dayanıyor.
Uzun Ömrün Gastronomi Haritası
Dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan ve en yüksek ortalama ömre sahip toplulukların beslenme alışkanlıklarını incelediğimizde, bitki temelli mutfakların gücü dikkat çekiyor. Uzman Erhan'ın vurguladığı üç temel beslenme modeli şunlar:
Akdeniz Ekolü: Zeytinyağının başrolde olduğu, taze sebze, meyve, tam tahıllar ve deniz ürünleriyle zenginleşen bu model; kalp ve damar sağlığını korurken diyabet ve kanser gibi kronik rahatsızlıklarla araya mesafe koyuyor.

Nordik Yaklaşımı: Kuzeyin bilgeliği; kanola yağı, çavdar, yulaf ve antioksidan deposu orman meyveleriyle kardiyovasküler sistemi destekliyor.
Okinawa Disiplini: Japonya'nın bu meşhur bölgesinde mor tatlı patates, soya ve deniz yosunları temel taşları oluşturuyor. En dikkat çekici kuralları ise "yüzde 80 doygunluk" prensibi; yani mide tamamen dolmadan masadan kalkmak.
Mutfaktaki Altın Kurallar
Sadece ne yediğimiz değil, onu nasıl hazırladığımız da uzun yaşamın formülünde kritik bir role sahip. Erhan’a göre, yüksek ısıda kızartma yapmak gıdaları birer inflamasyon (iltihap) kaynağına dönüştürebiliyor. Bunun yerine; buharda pişirme, haşlama veya zeytinyağı ile düşük ısılarda hazırlanan yemekler, besin değerini koruyarak vücudumuza gerçek bir yakıt sağlıyor.
Uzun Yaşam Mutfağının Vazgeçilmezleri:
İnflamasyon düşmanı ve damar dostu Sızma Zeytinyağı.
Zihin sağlığını koruyan Mavi ve Mor Meyveler.
Bitkisel protein depoları olan Baklagiller ve Kuruyemişler.
Hücresel sağlığı destekleyen Baharatlar, Çay ve Kahve.
50 Yaşından Sonra Ekstra 14 Yıl Mümkün mü?
Bilimsel veriler, belirli yaşam kurallarını bir bütün olarak uygulayan bireylerin, 50 yaşından sonra kadınlarda 14, erkeklerde ise 12 yıla kadar daha uzun ve kaliteli bir yaşam sürebileceğini kanıtlıyor. Bu süreçte beslenme tek başına yeterli değil; sigarasız bir hayat, her gün düzenli 30 dakikalık hareket, ideal kilo kontrolü ve ölçülü bir yaşam tarzı bu zincirin diğer halkalarını oluşturuyor.