ABD'nin önde gelen siyasetçileri, Venezuela üzerine gerçekleştirilen iki saatten uzun süreli gizli toplantıdan sonra ortadan ikiye bölündü.
Trump'ın partisi olan Cumhuriyetçiler bu operasyonun bir savaş eylemi teşkil etmediği konusunda ısrar ederken Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson görüşme sonrası net bir tavır sergiledi.
Johnson yaptığı açıklamada "Venezuela’da Amerikan silahlı kuvvetleri bulunmuyor ve biz o ülkeyi işgal etmiyoruz" diyerek ABD'nin işgalci bir güç olmadığını savundu.
ABD İç Güvenlik Danışmanı Stephen Miller ise, çok farklı bir görüş bildirdi. MillerAmerika Birleşik Devletleri Venezuela'yı yönetiyor — tanım gereği, bu doğru" dedi.
Miller, "Tanımı gereği, Amerika Birleşik Devletleri ordusu ülke dışında konuşlanmış olduğu için kontrol bizde. Şartları ve koşulları biz belirliyoruz. Petrolüne ve ticaret yapma kabiliyetine tam bir ambargo uygulanıyor. Ticaret yapabilmeleri veya ekonomik faaliyetlerde bulunabilmeleri için bizim iznimiz gerekiyor. Bu nedenle kontrol Amerika Birleşik Devletleri'nde. Amerika Birleşik Devletleri bu geçiş döneminde ülkeyi yönetiyor" dedi.
PANDORA'NIN KUTUSUNU AÇTI
Demokrat kanatta ise Trump’ın çok daha vahim ve geniş çaplı sonuçları olacak bir savaş başlattığı yönündeki endişeler hakimiyetini koruyor.
Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer durumu "Donald Trump Pandora’nın kutusunu açtı ve her şey çok kısa sürede kontrolden çıkacak" diye konuştu.
Bu askeri müdahalenin başka ülkeler için de emsal teşkil edebileceği korkusu, Grönland üzerindeki tartışmalarla daha da derinleşti.
Trump’ın ulusal güvenlik gerekçesiyle Grönland’a ihtiyaç duyduklarını belirtmesi üzerine Senatör Ruben Gallego bölgeye yönelik askeri güç kullanımını engelleyecek bir yasa değişikliği sundu.
Senatör Jeanne Shaheen ise Trump'ın Amerika’nın Venezuela’yı yönetmesi konusundaki vizyonunu artık daha iyi anladığını ifade ederken Schumer Venezuela’daki tehlikenin aslında henüz yeni başladığını hatırlatarak partisinin karamsar tablosunu netleştirdi.