İstanbul’da bir klinik çalışanı ile işveren arasında yaşanan "ihbar tazminatı" uyuşmazlığı, yargının en üst kademesinde netlik kazandı. 

İşten çıkarılma sürecinde kendisine sunulan bildirim formunu imzalamayı reddeden işçi, bu durumun feshin hukuki sonuçlarını doğurmayacağını öne sürerek yargıya başvurdu. İşçi, ihbar süresi tanınmadığı gerekçesiyle tazminat talebinde bulunurken; işveren tarafı ise bildirimin süresinde yapıldığını ancak işçinin imzadan kaçındığını, bu durumun da bir tutanakla kayıt altına alındığını savundu.

YARGITAY KARARI BOZDU

İstanbul Anadolu 52. İş Mahkemesi’nde görülen davada, yerel mahkeme başlangıçta işverenin feshin haklılığını ispatlayamadığına kanaat getirerek işçiyi haklı buldu ve ihbar tazminatı ödenmesine karar verdi. Ancak davanın seyri, Adalet Bakanlığı’nın kararı “kanun yararına temyiz” etmesiyle değişti. Dosyayı inceleyen Yargıtay, yerel mahkemenin kararını "hukuki hata" gerekçesiyle bozdu.

Yüksek Mahkeme, bozma kararında işçi ve işveren arasındaki fesih usullerine dair şu kritik hatırlatmalarda bulundu:

“İşçi fesih bildirimini imzalamasa dahi, imzadan imtina edildiğine dair tanıklar huzurunda tutulan tutanak, tebliğ hükmündedir. Mahkemeler, talep edilmeyen kalemler (örneğin kıdem tazminatı) üzerinden kıyaslama yaparak hüküm kuramaz.”

İMZAYI REDDETMEK KORUMAZ

Ticaret Gazetesi köşe yazısında Kararı değerlendiren SGK Uzmanı İsa Karakaş, hem işçilerin hem de işverenlerin bu yeni süreçte dikkat etmesi gereken noktaları özetledi. Karakaş'a göre, tebligatı imzalamamak işçiyi yasal yaptırımlardan korumadığı gibi ek mali yükler de getirebilir.

İşçiler için yapılan uyarıda şu ifadeler yer aldı:

İşçiler için: Tebligatı imzalamamak, feshin hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmaz. Eğer işveren usulüne uygun tutanak tutmuşsa, ihbar süresi işlemeye başlar. Zira işveren fesih bildirimini usulüne uygun tebliğ ederse (tutanakla bile olsa) ihbar tazminatı alamazsınız. İmzayı reddetmek sizi korumaz. Gereksiz yere avukat ve mahkeme masrafları ödemek zorunda kalırsınız."

İşverenler için ise şu yol haritası çizildi:

İşverenler için: Karardan işverene çıkan mesajı şu şekilde özetleyebiliriz: “Fesih bildirimini yazılı yap, işçiye imzalatamıyorsan mutlaka tutanak tut ve tanık bulundur.” Bu bağlamda bildirim önelleri ve bu önellerin kullandırılması, iş arama sürelerinin kullandırılması ve fesih bildiriminde bulunurken bildirimin işçi tarafından imzalanmaması veya uyuşmazlık vuku bulunması halinde tanık huzurunda tutanak tutmak ve ihbar sürelerini ve iş arama sürelerini (İş Kanunu madde 17) tam olarak kullandırmak işverenleri yüklü tazminatlardan kurtarır.”

Bu karar ile birlikte, iş sözleşmesinin feshi sırasında "imzalamazsam fesih gerçekleşmez" algısı hukuken geçerliliğini yitirmiş oldu.