Binlerce yıldır uygulanan meditasyonun zihni genç tuttuğu uzun süredir öne sürülse de, bu etkinin biyolojik temeli bugüne kadar net şekilde açıklanamamıştı. Araştırmacılar, meditasyon ve farkındalık uygulamalarının Alzheimer’ın en yaygın nedenlerinden biri olan amiloid beta peptitlerinin kandaki seviyelerini etkileyebileceğini belirledi. Bu peptitler beyinde birikerek plaklar oluşturabiliyor ve hastalığın gelişiminde önemli rol oynuyor.

Çalışmanın başyazarı, Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde gerontoloji, psikoloji ve biyomedikal mühendislik profesörü olan Dr. Mara Mather, yavaş nefes almanın kalp atış hızında belirgin dalgalanmalara yol açtığını söyledi. Mather, günde yapılan yavaş nefes temelli meditasyon seanslarının, kandaki amiloid beta seviyelerini düşürme eğilimi gösterdiğini ifade etti. Normal koşullarda hücresel faaliyetlerin doğal bir yan ürünü olan bu proteinin, yeterince temizlenmediğinde beyinde birikerek Alzheimer’a özgü plaklara dönüştüğü vurgulandı.

Araştırmada 18 ile 35 yaşları arasındaki, daha önce düzenli meditasyon yapmamış 89 sağlıklı yetişkin yer aldı. Katılımcılar rastgele üç gruba ayrıldı. Birinci gruptan beş saniye nefes alıp beş saniye nefes vermeleri istendi ve bu sayede dakikada yaklaşık altı nefeslik yavaş bir ritim yakalandı. İkinci grup ise herhangi bir ritim veya sayım olmadan normal nefes alarak meditasyon yaptı. Katılımcılar bu egzersizleri bir hafta boyunca günde iki kez, toplam 40 dakika uyguladı.

Özel kalp atış hızı sensörleriyle yapılan ölçümler, yavaş ve ritmik nefes alan grupta kalp atışlarında belirgin dalgalanmalar oluştuğunu gösterdi. Bu durum, vücudu sakinleştirmekten sorumlu olan parasempatik sinir sisteminin devreye girdiğini ortaya koydu. Normal nefes alan grupta ise bu tür dalgalanmalar gözlenmedi ve fizyolojik durumun dinlenme haline benzer olduğu tespit edildi.

Araştırmanın başında ve sonunda alınan kan örnekleri, gruplar arasında dikkat çekici farklar olduğunu ortaya koydu. Yavaş nefes almadan yapılan farkındalık çalışmalarında kandaki amiloid beta seviyelerinin arttığı görülürken, yavaş nefes eşliğinde meditasyon yapanlarda bu seviyelerin düştüğü belirlendi. Dr. Mather, bunun farklı meditasyon türlerinin fizyoloji ve dikkat üzerinde farklı etkiler yaratabildiğini gösterdiğini söyledi.

Bununla birlikte araştırmacılar, kandaki amiloid beta seviyelerindeki düşüşün Alzheimer riskinin kesin olarak azaldığı anlamına gelmediğini de vurguladı. Bulgular, demans vakalarının arttığı bir dönemde dikkat çekici bulundu. Birleşik Krallık’ta şu anda yaklaşık bir milyon kişinin demansla yaşadığı, bu sayının 2040’a kadar 1,4 milyona çıkmasının beklendiği belirtiliyor.