"Dünyanın en genç ülkesi" unvanını taşıyan Güney Sudan, ne yazık ki "dünyanın en fakir ülkesi" unvanını da kimseye bırakmıyor. IMF ve Birleşmiş Milletler’in son raporlarına göre, ülkede kişi başına düşen yıllık gelir 500 doların (yaklaşık 488 dolar) altında seyretmeye devam ederken, halkın yüzde 75'inden fazlası insani yardıma muhtaç bir şekilde yaşam savaşı veriyor. Bugünkü döviz kurlarına göre 488 dolar, yaklaşık 21.972 Türk Lirası ediyor.
PETROLÜN GÖLGESİNDE EKONOMİK ÇÖKÜŞ
Güney Sudan ekonomisi, paradoksal bir şekilde dünyanın en zengin kaynaklarından biri olan petrole %90 oranında bağımlı. Ancak komşu Sudan’daki bitmek bilmeyen iç savaş, petrol boru hatlarının güvenliğini ve sevkiyatını felç etmiş durumda. Juba hükümeti, 2026 projeksiyonlarında %20’nin üzerinde bir büyüme hedeflese de uzmanlar bunun sadece "kağıt üzerinde" kalacağı konusunda hemfikir. Enflasyonun kontrol edilemez yükselişi, yerel para birimini değersiz bir kağıt parçasına dönüştürürken, çarşı pazarda temel gıda maddelerine ulaşmak lüks haline geldi.
2 MİLYONDAN FAZLA ÇOCUK YETERSİZ BESLENİYOR
OCHA’nın 2026 raporuna göre Güney Sudan’da durum kritik. Nüfusun üçte ikisine tekabül eden 10 milyon kişi acil gıda yardımına ihtiyaç duyarken, 2 milyondan fazla çocuk yetersiz beslenme nedeniyle kalıcı sağlık sorunları riskiyle yaşıyor. Üstelik bir yanda kavurucu kuraklık, diğer yanda Nil’in taşmasıyla oluşan seller tarımsal üretimi durma noktasına getirerek insani krizi derinleştiriyor.
Ekonomik sefaletin yanı sıra, bölgesel çatışmalar ve etnik gerilimler halkı evlerini terk etmeye zorluyor. Sadece Jonglei eyaletinde, 2026'nın ilk aylarında 260 binden fazla insan yerinden edildi.