İkinci Dünya Savaşı, İngiltere’deki bazı köylerin kaderini sonsuza dek değiştirdi. 1943 yılında, Dorset sahilindeki Tyneham ve Salisbury Ovası'ndaki Imber köyleri, askeri eğitim alanı olarak kullanılmak üzere ordu tarafından boşaltıldı.
Savaş bittikten sonra evlerine dönmeyi bekleyen bölge sakinlerine hiçbir zaman geri dönüş izni verilmedi. Bugün Tyneham, bozulmamış okul binası ve kilisesiyle adeta zamanda donmuş bir müze gibi ziyaretçilerini ağırlarken; Imber ise yılın sadece belirli günlerinde halkın ziyaretine açılıyor.
DOĞANIN GÜCÜNE YENİK DÜŞEN YERLEŞİMLER
Bazı köylerin sonunu ise insan faktörü değil, doğanın durdurulamaz gücü hazırladı. Suffolk sahilindeki Dunwich, Orta Çağ’da İngiltere'nin en büyük limanlarından biriyken, yüzyıllar süren kıyı erozyonu nedeniyle neredeyse tamamen Kuzey Denizi’nin suları altında kaldı.
Benzer bir kaderi paylaşan Norfolk'taki Shipden köyü de bugün denizin derinliklerinde bulunuyor. Bu tür yerleşim yerleri, doğa karşısında insan yapımı yapıların ne kadar savunmasız olduğunu hatırlatan hüzünlü birer simge olarak kabul ediliyor.
EKONOMİK ÇÖKÜŞ VE VEBANIN SİLDİĞİ HAYATLAR
Birleşik Krallık'ın kırsal kesimlerinde, 'Kara Ölüm' olarak bilinen veba salgını nedeniyle haritadan silinen yüzlerce Orta Çağ köyü bulunuyor. Nüfusun hızla yok olması, tarım arazilerinin boş kalmasına ve hayatta kalanların daha güvenli bölgelere göç etmesine neden oldu.
Ekonomik değişimler de bu süreci tetikleyen unsurlar arasında yer aldı. Sanayi Devrimi ile birlikte iş imkanlarının şehirlere kayması ya da madenlerin kapanması, Wharram Percy gibi köylerin yavaş yavaş terk edilmesine ve bugün sadece taş kalıntılarının kalmasına yol açtı.
MODERN DÜNYANIN HAYALET KASABALARI
Sadece çok eski tarihlerde değil, yakın geçmişte de çeşitli nedenlerle boşaltılan yerleşim yerleri mevcut. Baraj inşaatları için sular altında bırakılan vadiler veya sanayi kirliliği nedeniyle tahliye edilen bölgeler, Britanya’nın modern hayalet kasabalarını oluşturuyor.
Bu terk edilmiş yerler, bugün hem tarihçiler hem de macera tutkunları için büyük ilgi odağı haline gelmiş durumda. Her bir kalıntı, Britanya adasının sosyal ve askeri tarihine dair gizli kalmış bir hikayeyi fısıldamaya devam ediyor.