Türk mutfağının ve kahvaltı kültürünün yapı taşı olan zeytin ve peynir ikilisi, her sabah milyonlarca sofrada bir araya geliyor. Peki, uzmanlar bu ayrılmaz ikili hakkında ne diyor? Sağlıklı bir başlangıç mı yapıyoruz, yoksa farkında olmadan vücudumuza yük mü bindiriyoruz? İşte bilmeniz gerekenler...

Zeytin ve peynir, fermente gıdalar olmaları sebebiyle oldukça sağlıklıdır. Ancak uzmanlar, bu iki gıdanın üretim ve saklanma aşamasındaki ortak noktası olan tuza dikkat çekiyor. Geleneksel yöntemlerle hazırlanan salamura zeytinler ve sert peynirler, yüksek oranda sodyum barındırıyor. Bu iki besin aynı öğünde kontrolsüz tüketildiğinde, günlük sodyum ihtiyacının çok üzerine çıkılabiliyor.

TANSİYON VE ÖDEM RİSKİ VAR

Yüksek tuz tüketimi, özellikle yüksek tansiyon (hipertansiyon) hastaları ve böbrek rahatsızlığı olan bireyler için risk teşkil ediyor. Sabah saatlerinde alınan yoğun tuz, vücudun su tutmasına (ödem) ve kan basıncının aniden yükselmesine neden olabiliyor. Uzmanlar, kahvaltıdan sonra yaşanan aşırı susama hissinin, vücudun bu sodyum yüklemesine karşı verdiği bir "yardım çağrısı" olduğu konusunda uyarıyor.

Beslenme uzmanları bu ikilinin sofralardan tamamen kaldırılmasına karşı, ancak daha sağlıklı bir tüketim için şu altın kuralları öneriyorlar:

Tuzdan arındırma: Zeytinleri yemeden önce mutlaka suda bekleterek fazla tuzundan arındırın.

Denge kurma: Eğer peyniriniz tam yağlı ve tuzluysa, yanındaki zeytini daha az tuzlu veya "sele" yöntemli olanlardan seçin.

Yeşillik desteği: Peynir ve zeytinin yanına eklenen maydanoz, tere ve dereotu gibi yeşillikler, içerdikleri potasyum sayesinde sodyumun vücuttaki olumsuz etkilerini dengelemeye yardımcı olur.