Reklamsız Sözcü

Geleceği giydirecek!

Doğa dostu malzemeler, 3. Tasarım Bienali kapsamında gençlerin elinde, ‘geleceği giydirmek’ üzere fütüristik, modern ve eklektik parçalara dönüştü. Birinciliği çöp poşeti, atık denim kumaşlar ve kağıt atıklarıyla tasarım yapan Asude Şenoğlu kazandı. Atölyelerde yaratılan yeni jenerasyon tasarımlar ise özel bir sergide görülebilecek...
Yasemin CANDEMİR
00:4714 Ekim 2016
Geleceği giydirecek!
Doğa dostu malzemeler, 3. Tasarım Bienali kapsamında gençlerin elinde, ‘geleceği giydirmek’ üzere fütüristik, modern ve eklektik parçalara dönüştü. Birinciliği çöp poşeti, atık denim kumaşlar ve kağıt atıklarıyla tasarım yapan Asude Şenoğlu kazandı. Atölyelerde yaratılan yeni jenerasyon tasarımlar ise özel bir sergide görülebilecek...

“Sürdürülebilir bir hayat, başka bir dünya mümkün” diyerek onlarca farklı projeye imza atan, 3. Tasarım Bienali'nin atölye sponsoru, H&M markasının Kreatif Danışmanı Ann Sofie Johansson'la buluştuk.

– H&M'in sürdürülebilirlik çalışmaları yıllardır devam ediyor. Bu çalışmaların dünyaya karşı bir sorumluluğunuz olduğunu mu düşünüyorsunuz?
Dünyanın pek çok ülkesinde var olan bir markayız ve bu durum bize ciddi sorumluluklar yüklüyor. Biz, gençlere sürdürülebilir bir hayatı borçlu olduğumuzu düşünüyoruz. Bu amaç doğrultusunda da adım adım ilerliyoruz ve sadece uluslararası organizasyonlarla değil, lokal olarak yaptığımız çalışmalarla da geleceğe yönelik hedefler oluşturmaya, başka markalara ve gençlere ilham olmaya çalışıyoruz. İlerlemenin tek yolunun bu olduğunu düşünüyoruz. Bunu kişilerin kendi hayatlarında da uygulaması gerekiyor. Her insan aslında küçük bir çabayla sürdürülebilir hayata katkıda bulunabilir. Kendi adıma ben bunu yapıyorum.
– Uluslararası bir marka olarak, “En önemli çalışmanız geri dönüşüm kampanyanız” diyebilir miyiz?
Kesinlikle evet. Dairesel ekonomi için de bu tip döngüler çok gerekli. Eski moda, yeni moda diye ayrışan dünya bu döngüyü sağlamak zorunda. Biz bu noktada liderlik yaptık ve bu pek çok insanda da dönüşümü devam ettirme arzusu uyandırdık. Ünlü markalarla yaptığımız dev işbirlikleri de bunun bir devamı… Modanın domino taşları, rekabeti bir kenara bırakıp aynı amaç için birleşiyor.

3

– Marka olarak yerel projelere de destek veriyorsunuz. Bunu sık sık yapıyor musunuz?
Tabii. Lokal projelere sık sık destek veriyoruz ve vermeye de devam edeceğiz. İnsana dokunmanın yollarından biri de bu… Tasarım Bienali için de muhteşem fikirler ve tasarımlar geldi önümüze. Gerçekten hepsi çok kreatif çalışmalardı. O kadar iyi çalışmalar vardı ki aralarında; jüri olarak dereceye girecekleri seçmekte bir hayli zorlandık. Her tasarımın doğaya, hayata saygısı ve yaratıcı bir yönü vardı.
– Sürdürülebilirlik' kavramından yola çıkarak yapılan çalışmalar kapsamında, gelecekte şeker veya yosundan yapılmış giysiler giyebilir miyiz?
Kesinlikle evet. Hatta sadece şeker ya da yosun değil, portakal kabuğundan tasarımları da bekleyin. Çevreye daha az zararlı yeni malzemeler üzerinde çalışıyoruz ve bu tür projeleri destekliyoruz.

Moda endüstrisinde döngüyü tamamlamak ve daha sirküler bir sektöre ön ayak olmak için uzun yıllardır çalışan H&M'in desteğiyle düzenlenen tasarım yarışması öncesi, Demirden Design ve Melis Pilavcı danışmanlığında yapılan atölyelerde deneyimli modacı Mehtap Elaidi, İsveç asıllı tasarımcı Johanna Törnqvist ve H&M Global İş Geliştirme Müdürü Hülya Sevindik dersler
verdi.

7

Portakal kabuğuyla yeni ürünler…

– Küresel Değişim Ödülü (Global Change Award) ile, çevre ve sürdürülebilirlik için çok büyük bir destek veriyorsunuz. Verilen ödüller arasında sizi en çok heyecanlandıran hangisi oldu?
Gerçekten her biri çok heyecan vericiydi. Bizim ana hedefimiz, modada döngüyü tamamlayarak, dünyanın dört bir yanından cesur ve yenilikçi fikirler üretilmesini sağlayarak gezegeni koruma altına almak. Meyve suyu üretmek için kullanılan portakalların kabuğuyla yeni tekstil ürünleri yaratmaktan geri dönüşüm için internet platformları kurmaya, atık polyesteri geri dönüştürmek için mikropları kullanmaya kadar pek çok farklı fikir bu ödüller aracılığıyla önümüze geldi. Ki hepsi bilimsel olarak hazırlanmış, altyapısı tamamlanmış işlerdi.
– Sürdürülebilirlik adına yaptığınız çalışmaların toplam olarak değerini ölçebiliyor musunuz?
Gerçekten bunu ölçmedik ama toplam olarak müthiş bir değere ulaştığını rahatlıkla söyleyebilirim. Herkesin bunun farkında olması ve izinden gitme heyecanı taşıması ise en önemli ölçülebilir sonuç.

15

Distopik bir gelecek

Sürdürülebilir tasarım, geri dönüşüm gibi tekniklere odaklanan bienal atölyelerinde birbirinden özgün çalışmalar yapıldı. Atık denim kumaşlar, çöp poşetleri, milaj kağıt atıkları, organik deri parçaları, geri dönüştürülmüş folyo, cam şişeler tasarımcıların ellerinde adeta yeniden doğdu.

6

Moda sanatla bİrleştİ

‘Geleceği Giydirmek' adlı sergi, 4 Aralık'a kadar Adahan İstanbul Otel'de gezilebilecek.

Son güncelleme: 00:4814.10.2016
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet