Bu web sitesi ne yazık ki Internet Explorer 9 ve altını desteklememektedir. Lütfen web tarayıcınızı Internet Explorer 10 ve üstü bir sürüme yükseltiniz.
Diyabetlileri tehdit eden hastalık
Diyabetlileri tehdit eden hastalık
Diyabet, pek çok sağlık sorununu beraberinde getiriyor. Bunlardan biri de gözleri tehdit eden ve körlük gibi sonuçlara sebep olabilen diyabetik retinopati. Göz Hastalıkları ve Vitreo Retinal Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Hüseyin Sanisoğlu, hastalığın belirtilerini ve tedavisini anlattı.
Yaşam 4 Eylül 2017 - 16:02

“Retina tabakasında konumlanan damarların yapısının bozulması sonucu oluşan diyabetik retinopati, başlangıçta herhangi bir belirti vermediği için sinsice ilerliyor.” diyen Göz Hastalıkları ve Vitreo Retinal Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Hüseyin Sanisoğlu, diyabetin neden olduğu göz problemlerini ve tedavi yollarını anlatıyor.

Tüm vücut sistemini ciddi oranda etkileyen diyabet, böbreklerde hasarlara, kalp ve damar hastalıklarına ve vücutta iyileşmesi mümkün olmayan yaralara sebep olabiliyor. Diyabetik retinopati ise diyabetin göz sağlığına olan olumsuz etkilerinin başında geliyor. Diyabet hastalarında çok sık görülen bu problem de, uzun dönemde gözlerde önemli tahribatlara yol açabiliyor. Bu sebeple, diyabet hastalarının diyabetik retinopati olmak üzere görme ile ilgili problemlere karşı aksatmadan, sık sık kontrolden geçmeleri gerekiyor.

ÜÇ AYRI TÜRÜ VAR

goz

Gözün arka kısmında ışığın üzerine düştüğü dokular olan retinayı besleyen ince kan damarlarının zarar görmesi ve bunun sonucunda oluşan görme kaybı, retinopati olarak adlandırılıyor. Diyabet ise bu kan damarlarında tahribat oluşumunu tetikleyebiliyor. Diyabetik retinopatinin bir diğer önemli özelliği ise, retina üzerinde yeni kan damarlarının oluşmasına sebep olmasıdır. Bu damarlar kolayca kanamalarıyla bilinir. Diyabetik retinopati, retinada oluşan tıkanıklıklar ve sızıntılarla kendini gösterir. Üç ayrı türü bulunan Diyabetik retinopatide görüşü en az etkileyeni arka plan (background) retinopatidir. Diğer bir tür olan Pre-proliferatif Retinopati, retinanın şişmesi ve kan sızdırması sebebiyle görüşü engelleme özelliği taşır. Son tür Proliferatif Retinopati ise çoğunlukla ani görme kayıplarıyla sonuçlanabilen şiddetli kanamalar sonucu ortaya çıkar.

BU BELİRTİLERE DİKKAT!

Hem tip 1, hem de tip 2 diyabet hastaları, ayırmaksızın diyabetik retinopati riski taşıyabilir. Sinsice ilerleme özelliği taşıyan diyabetik retinopatinin ilk dönemlerinde hastalar, herhangi bir belirti gözlemlemeyebilir. Bu sebeple her diyabet hastasının bir bulgu ile karşılaşmayı beklemeden periyodik olarak göz muayeneleri yaptırması gerekir. Ayrıca tüm diyabetliler, her yıl en az bir kere göz dibi (fundus) kontrolü yaptırmalıdır. Fakat bazı hastalarda bulanık, çift ya da perdeli görme sorunları yaşanabilir, gözlerin önünde ışıklar yanıp sönebilir, renksiz ya da koyu renkli noktalar görülebilir. Bunların yanı sıra gözlerde basınç ya da ağrı hissedilebilir, görme alanında daralma olabilir. Bu gibi semptomlar fark ediliyorsa diyabetik retinopatiden şüphelenilmeli ve mutlaka bir uzman desteğine başvurulmalıdır.

TEDAVİSİ VAR MI?

Diyabetik Retinopati'nin en mühim sebebi kontrolsüz diyabet ve ihmal edilen diyetlerdir. Bu sebeple diyabeti olan hastaların kan şekeri değerlerini kontrol altında tutmaları, sağlıkları açısından oldukça önemlidir. Kan şekeri verileri gerekli sınırlarda olmayan ve bu verilerin kontrolü sağlanmayan kişilerde uzun dönemde diyabetik retinopati ve körlük oluşması kaçınılmazdır. Yeni damarların oluşumuyla gelişen diyabetik retinopatinin tedavisi için ise öncelikle göz içi ilaç enjeksiyonu uygun görülür. Diyabetik retinopatide sık karşılaşılan bir durum olan makula (sarı nokta) ödeminde Anti-VEGF olarak adlandırılan Avastin, Lucentis ve Eylea gibi kortizon içermeyen ilaçlar kullanılabilir. Gerektiğinde, kortizon içeren bir preparat olan ve gözün arkasında oluşan iltihabın tedavisinde kullanılan Ozurdex de Anti-VEGF tedavi ile kombine edilerek veya tek başına uygulanabilir. Tedavi için ayrıca lazer uygulamalar da tercih edilebilir. Lazer tedavisi ile oluşan anormal kan damarlarını yok etmek amaçlanır. Ancak göz içinde çok fazla kanama yaşanıyorsa, tekrar sağlıklı bir görme elde edebilmek için vitrektomi operasyonu planlanabilir.

Son güncelleme: 16:08 - 04.09.2017
Yaşam 4 Eylül 2017 - 16:02