Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Türk Eğitim Derneği (TED) tarafından Ankara Koleji´nde düzenlenen “Türkiye'nin Geleceğine İnanıyoruz: Geleceği Okuyoruz“ konulu TED 4. Uluslararası Eğitim Forumu´na katıldı. Öğretmen yetiştirme konusunda, yeni düzenlemeler yapılması gerektiğine dikkat çekti. Öğretmen akademisi kurulacağını işaret etti.


TED 4. Uluslararası Eğitim Forumunda konuşan Bakan Avcı, "Öğretmen yetiştirme konusunda düzenlemeler yapacağız, bir öğretmen akademisi çalışmamız var" dedi.


Türk Eğitim Derneği (TED)'in düzenlediği "Türkiye'nin Geleceğine İnanıyoruz: Geleceği Okuyoruz" temalı Uluslararası Eğitim Forumu'nun 4'üncüsü TED Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu,  Ekonomiden Sorumlu Devlet Eski Bakanı Ali Babacan, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ve Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın katılımıyla başladı.

TED 4. Uluslararası Eğitim Forumunda konuşan Bakan Avcı, "Öğretmen yetiştirme konusunda, eğitimin topyekün yeni mimarisi doğrultusunda yeni düzenlemeler yapmamız gerekiyor. Bununla ilgili olarak bir öğretmen akademisi çalışmamız var. Ona da inşallah böyle sivil toplumla ilgili bütün paydaşların katılımıyla düzenleyeceğimiz çalıştaylarda tartıştıktan sonra son şeklini vermeyi planlıyoruz" diye konuştu.

"DİJİTAL DEVRİM ETKİSİ HAYATIN BÜTÜN ALANLARINI MUTASYONA UĞRATTI"

Bakan Avcı, forumda yaptığı konuşmada, gelecek ile eğitim arasında sıkı bir bağın olduğunu dile getirerek şunları söyledi:

"Geleceği eğitimcilerin kuracağı, hep söylenen bir gerçektir. Bu, aslında bir gerçeğin ifadesi ve biz eğitimciler, bize yüklenen bu 'geleceğin mimarları' sorumluluğundan da doğrusu biraz ürkmüyor değiliz.  Bütün dünyada sanayi devrimiyle şekillenen bir eğitim anlayışının 20. yüzyıl sonuna kadar geçerli olduğunu aktaran Bakan Avcı, bilgisayar teknolojisinin ilerlemesiyle hayatın bütün alanlarında köklü değişiklikler başladığını aktardı.
Hayatın bütün alanlarının dijital devrimin etkisiyle adeta mutasyona uğradığını, iletişim araçlarının olağanüstü çeşitlendiğini, iletişim biçimlerinin değiştiğini anlatan Bakan Avcı, şöyle devam etti:

"Bilgi kaynakları arttı, bilgiye ulaşmak hem kolaylaştı hem yaygınlaştı hem de ucuzladı. Bu alanda, bilgi sahasında okulun, kitabın ve öğretmenlerin biricikliği sona erdi. Eğitim kurumları, eğitimciler kendileri dışındaki bilgi kaynaklarıyla rekabet etmek zorunda kaldılar. Kabul edelim ki bu değişim fırtınasına çok da hazırlıklı yakalanmadılar. Medya ve internet üzerinden gelişen bir kültürün tesiri altında büyüyen çocuklar için onların okula gelmelerini anlamlı kılacak tedbirleri almak, okulları daha cazip, daha yaşanır hale getirmek, onların dünyasını da kuşatacak yöntemleri geliştirmek için biraz daha elimizi çabuk tutmamız gerekiyor ancak bilgisayarlar, eğitimcilerin şaşkınlıklarını üzerlerinden atmalarını beklemeden dünyayı değiştirmeye devam etti, ediyor. Geleceğin sadece eğitimciler tarafından şekillendirileceğini artık o kadar kolay söyleyemiyoruz. Eğitimcilerin bilgisayarların yaşattığı eğitim dalgası karşısında edilgen kaldıklarını, uyum sağlamaktan, ayak uydurmaktan başka çıkar yol bulamadıklarını efendice kabul etmeliyiz."

"EĞİTİMİN BÜTÜN AŞAMALARINI TEKNOLOJİYE YIKAMAYIZ"

Öğretmen ve öğrenci münasebetinin ve etkileşiminin yerini hiçbir şeyin ikame edemeyeceğine dikkati çeken Bakan Avcı, eğitimin bütün aşamalarını teknolojiye yıkmak gibi bir politikanın eğitime dahil edilemeyeceğini bildirdi.

"Millî Eğitim Bakanlığı olarak FATİH Projesi ve EBA ile bugünün gereklerini yerine getirirken yakın gelecekte hangi nitelikte zorluklarla ve zorunluluklarla karşılaşacağımıza dair öngörülerimizi yapmaya çalışıyoruz" diyen Bakan Avcı, yeniliklerin geliştirilmesi, takip edilmesi yönünde de bir sistem yürüttüklerini ve geleceğe ilişkin tüm görüşleri takip ettiklerini vurguladı.

"BAKANLAR UNUTULABİLİYOR AMA ÖĞRETMENLER UNUTULMUYOR"

Konuşmasının bu bölümüne kadar Millî Eğitim Bakanı olarak hitap ettiğini ancak bundan sonra katılımcı olarak konuşmasını sürdüreceğini ifade eden Bakan Avcı, öğretmenin önemini anlatan, kendisinin geliştirdiği iki sorudan oluşan küçük bir testten bahsetti. Katılımcılara ilkokula başladıklarında Millî Eğitim Bakanı´nın kim olduğunu soran Bakan Avcı, bu soruya bugüne kadar kimsenin doğru bir yanıt vermediğini belirtti.
İkinci soruyu ise herkesin rahatlıkla bildiğini söyleyen Bakan Avcı, katılımcılara ilkokula başladıklarındaki öğretmenin kim olduğunu sordu. Bakanların unutulabildiğinin ama öğretmenlerin hiçbir zaman unutulmadığının altını çizen Avcı, "Öğretmen yetiştirme konusunda, eğitimin topyekün yeni mimarisi doğrultusunda yeni düzenlemeler yapmamız gerekiyor. Bununla ilgili olarak bir öğretmen akademisi çalışmamız var. Ona da inşallah böyle sivil toplumla ilgili bütün paydaşların katılımıyla düzenleyeceğimiz çalıştaylarda tartıştıktan sonra son şeklini vermeyi planlıyoruz" diye konuştu.

DİYARBAKIRLI ÖĞRENCİYE BURS İSTEMEK İÇİN CEBİNDEKİ NOTU ÇIKARDI

Bakan Avcı, Diyarbakırlı öğrencinin TED'e kaydını istemek için cebindeki notu çıkardı ve okudu. "Şu anda Yeşilçam filmlerini aratmayacak bir anı yaşıyorum" diyen Bakan Avcı, kendisine 2016-2017 öğretim yılında başarılı ancak maddi olanakları kısıtlı bir öğrenci için meşale takdim edildiğini belirtti. Bakan Avcı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Dün ben Diyarbakır´daydım, bir kadın önüme geçti ve bana bir not verdi. İsmini vermeden okuyacağım, ´Sayın Nabi Avcı, Diyarbakır´a son geldiğinizde kızım Erdoğan´a çiçek vermek istemişti, sizin sayenizde Erdoğan´ın yanına gidebilmişti. Sayın Bakanım, o günden bugüne sizin isminiz bizim evde pamuk dede, siz bizim pamuk dedemizsiniz. Sayın Bakanım, kızım şimdi 9 yaşında, inşallah 5. sınıfa geçecek. Başarılı bir çocuk. Kızımın kaydını TED Koleji´ne almak istiyoruz. Ne olur kızım için yardım edin, kızımı TED Koleji´ne alsınlar. Ellerinizden öpüyorum.´ Ben de bu notu özellikle yanıma aldım ki Selçuk Bey´e, ´Burs imkânlarımız nedir, ne yapabiliriz, bu çocuğumuz için bir şey yapabilir miyiz´ diye. Demek ki bazen hayat sanatı da solluyor. ´Sanat, hayatı taklit eder´ derler, evet bugün öyle oldu. Bu arada Yeşilçam´a selam gönderiyorum."