Reklamsız Sözcü

Hüsnü Mahalli: Cemal Kaşıkçı olayında hedef Erdoğan

Tüm dünya, Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu'na girdikten sonra ortadan kaybolan Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'ya ne olduğunu merak ederken, Korkusuz Gazetesi yazarı Hüsnü Mahalli çok konuşulacak bir yazı kaleme aldı.

android-time 10:34 10 Ekim 2018
Hüsnü Mahalli: Cemal Kaşıkçı olayında hedef Erdoğan
Tüm dünya, Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu'na girdikten sonra ortadan kaybolan Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'ya ne olduğunu merak ederken, Korkusuz Gazetesi yazarı Hüsnü Mahalli çok konuşulacak bir yazı kaleme aldı.

İki Ekim salı günü Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu’na girdikten sonra ortadan kaybolan ve öldürüldüğü belirtilen Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı olayı sırrını korurken, başta Türkiye olmak üzere Suudi Arabistan ve ABD’den peş peşe açıklamalar geliyor.

Korkusuz yazarı Hüsnü Mahalli de kaleme aldığı yazısında olayın perde arkasını, çok çarpıcı detaylarıyla gözler önüne serdi.

İşte Mahalli’nin ‘Hedef Erdoğan’ başlıklı o yazısı;

Önce geçmişini anlatayım…

Cemal Kaşıkçı kendi itirafıyla Müslüman Kardeşler ideolojisine inanan bir gazetecidir.

Yani siyasal İslamcıdır.

Kral Selman ve oğlu Muhammed iktidara gelince kraliyet ailesinde kaybedenlerden yana tavır aldı ve işleri bozuldu.

Bozulmadan önce Suudi yönetiminin en rezil politikalarını desteklerdi.

Amerikan emperyalizminin bölgesel planlarına arka çıktı.

Özellikle ‘Arap Baharı' sürecinde.

Ortadoğu'da ‘Ilımlı İslamcıların' iktidara taşınma projesine büyük destek verdi.

Onun için o dönem Suudi dostu olan AKP'yi çok sevdi.

Sık sık geldiği Türkiye'de çok sayıdı iktidar mensubu dostu var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Cemal Bey eskiden tanıdığım bir arkadaşım' dedi.

Ben ise oldum olalı Suudi yönetiminden ve Körfez'in çağ dışı kral, emir ve şeyhlerinden hiç hoşlanmam.

İslam coğrafyasında ne kadar sorun varsa nedeni bu tiplerdir.

Onun için onlarca kez Türkiye'nin bunlara GÜVENMEMESİ gerektiğini yazdım ve er ya da geç bu tiplerin Türkiye'ye KAZIK atacaklarını anlattım.

Eğer öldürüldüğü kanıtlanırsa Kaşıkçı olayı böyle bir kazıktır.

Suudi'leri çok iyi tanırım.

Adamlar kindar ve gaddar ama aptalca davranırlar.

İşte bu nedenle Kaşıkçı olayıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef aldıklarını düşünüyorlar.

1-Adamlar Kaşıkçı'nın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yakın dostu olduğunu biliyorlar.

2-Kaşıkçı'yı öldürerek Erdoğan'ın Katar'a verdiği desteğin intikamını aldıklarını ve Erdoğan'ı zor durumda bırakacaklarını düşünürler.

3-Önemli bir kişi olan Kaşıkçı'yı öldürerek tüm muhaliflere korkunç bir gözdağı vereceklerini hesaplıyorlar.

4-Eylemi İstanbul'da gerçekleştirerek Türkiye'de yaşayan Müslüman Kardeşler kökenli binlerce muhalifi korkutmak istiyorlar. Ülkelerindeki iktidarlara muhalif binlerce Arap gazeteci, yazar ve politikacı İstanbul'da ikamet ediyor ve bazıları da televizyon, gazete ve internet siteleriyle yayın yapıyor.

5-Kaşıkçı'yı öldürerek İstanbul'un güvensiz bir şehir olduğunu kanıtlamak istiyorlar.

Böylece Türkiye'ye gelip ev almak ve vatandaş olmak isteyen kendi vatandaşlarına ve Körfez ülkelerinin insanların korkutuyorlar.

Daha bir çok şey söylenebilir.

Cemal Kaşıkçı'nın öldürülme hikayesi bu pisliğin çok küçük bir parçasıdır.

Ankara mutlaka ve hemen tüm detayları açıklamalı ve sert tepki göstermeli.

Bunu yapmazsa Suudiler daha da ileri gider.

Bir gazeteci olarak ben bu pislikler olmasın diye 41 yıldır mücadele ediyorum.

Bu ve buna benzer rezilliklerini son dönemde yazdığım bütün kitaplarımda anlattım.

Onun için yüzlerce kez ‘Türkiye Suudi'lerin taraf olduğu bu pisliğe bulaşmamalı' uyarısında bulundum.
Uyardığım için hapse atıldım.

Ortadoğu'da kimin eli kimin cebinde belli olmaz.

Bir gazeteci olarak ben bu pislikler olmasın diye 41 yıldır mücadele ediyorum.

Kim olursa olsun Cemal Kaşıkçı'yı öldürenler adi, aşağılık ve rezil insanlar.

Hiç bir gazeteci hiç bir şekilde bırakın öldürülmeyi hapse atılmamalı, işkence görmemeli ve yöntemi ne olursa olsun tehdit edilip korkutulmamalıdır.

Kaşıkçı; emperyalizmin ve işbirlikçilerinin hizmetindeydi ama ben onun yaptığı tüm programları izler yazdıklarını okurdum.

Elbette çok kızardım ama hiç bir zaman onunla ilgili bir tek kelime yazmadın, söylemedim ve bir kez karşılaştığımızda ona gerçekleri anlatmaya çalıştım.

Hakaret içermediği sürece mutlak basın özgürlüğünden yanayım.

Peki bizdekiler ne yapıyor?

Ben ve suçu ne olursa olsun en az 180 gazeteci içeri atıldı.

Binlerce dava var.

Yalnız ve yalnız iktidarı eleştirdiğimiz ya da uyardığımız için.

Yandaş medyada bana en ağır hakaretlerde bulunuldu ve devam ediyor.

Hakaret edip tehdit edenleri ve beni hedef gösterenlerin büyük bölümü bir dönem AKP ve Erdoğan düşmanıydı ve şimdi yalaka.

Bir bölümü Fetö'cüydü.

Bu kadar ahlaksız, rezil ve vicdansız olabileceklerini düşünemezdim.

Ben asla onlar gibi olamam.

Onun için Kaşıkçı'nın öldürülmesine çok üzülürüm ve öldürenlerine aşağılık katiller derim.

Oysa Kaşıkçı ‘Suriye'li askerlerin kafasını kesenlere destek veriyordu'.

O kafa kesenler Suudilerin Vahabi Selefi ideolojisine inanıyordu.

Suudiler de onlara güveniyordu.

Aynı Suudiler aynı mantıkla ve aynı yöntemlerle Kaşıkçı'yı öldürdü.

İnekler kasabın elindeki kanı yalar ama kesilmekten kurtulamazlar.

Kaşıkçı çok fazla günahı olan bir gazeteciydi ama bu onun sorunu.

Gerçek bir Müslümansa hesabını Yüce Rabbimizin huzurunda verecek.

Hem de bir zamanlar birlikte ‘Alevileri keselim' dediği Suudiler, IŞİD'çiler, Nusra'cılar ve bilumum kanla beslenenlerle birlikte.

Beddua edeceğim ama değmezler!

Merakla beklenen Yılmaz Özdil'in son kitabı "Mustafa Kemal" Plus abonelerine hediye.

Son güncelleme: android-time 13:2810.10.2018
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more