Reklamsız Sözcü
HÜSNÜ MAHALLİ

Herkes okumalı-3

6 Temmuz 2018

Dünden devam edelim.
Yeni dönemde muhalif olan herkes ve her oluşumun sesi kısılacak ve zamanla tüm sendikalar, meslek odaları, sivil toplum örgütleri ve benzeri oluşumlar AKP'leştirilecek itiraz edenler susturulacak.
Tüm bu gelişmelerden cesaret ve güç alan AKP'liler iktidar gücünü en uç saplantılarla kullanacak ve ülkede çok tehlikeli bir ihbar mekanizması başlayacak korku yaygınlaşacak.
Medyadaki dönek ve yalakaların yandaş küstahlığı sınır tanımayacak.
Erdoğan düşmanı, muhalifi ve rakibi herkes hedef gösterilecek ve susturulması için gereken her yola başvurulacak.
Türkiye asla 10 yıl öncesinin Türkiye'si olmayacak ve geçmişin geleneksel kafasıyla düşünenler sürekli yanılacak ve toplumu yanıltacak.
Yeni mücadele ideolojisi, anlayışı, davranışı, pratiği ve eylemi bulunmadıkça AKP çok uzun süre iktidarda kalacak.
Erdoğan iktidarda kaldıkça sistemin tüm gücünü kullanarak kendi geleceğini garantileyecek ve muhalefetin toparlanmasına, iktidar şansı aramasına ve AKP'yi devirmesine asla olanak tanımayacak.
Her şey ‘demokratik kurallar' içinde yapılacak.
2014 cumhurbaşkanlığı seçiminde, Kasım 2015 seçimlerinde, Nisan 2017 referandumunda ve son olarak 24 Haziran seçimlerinde olduğu gibi.
Bundan böyle seçim olsa da fazla anlamı kalmayacak çünkü sonucu önceden belli olacak.
24 Haziran seçimlerinde AA'nın seçim sonuçlarını bir hafta öncesinden ilan ettiği gibi.
CHP başta olmak üzere muhalefet hemen toparlanıp inandırıcı yeni ideoloji ve eylem programıyla   harekete geçmezse Erdoğan 5 yıl sonra yapılacak seçimleri kesin kazanır ve bir sonraki dönem için iktidarını sürdürmek için gerekli tüm önlemleri alır.
Yani Erdoğan minimum 10 yıl Başkan kalır.
Sonrası mı?
Anayasayı değiştirir ya kendisi devam eder ya da ailesinden birini seçtirir.
Hem de ‘demokratik' yollarla.
Örneğin kızı Sümeyye Bayraktar ya da diğer kızı Esra'nın kocası Berat Albayrak.
İyi mi kötü mü buna bu ülkede yaşayan insanlar karar verecek.
Ama ben inandığım yolda yürümeye devam edeceğim.
Bu ülkeyi seven ve bu ülkeyle birlikte tüm bölge ülke ve halklarının sevinç ve acılarını paylaşan bir gazeteci olarak zor da olsa gerçekleri anlatmaya devam edeceğim.
Var olan özgürlüklerin sonuna dek kısıtlanacağı ortamlarda bu mücadelenin kolay olmadığını biliyorum. Bunun nedenle bildiğim bir çok gerçeği yazmam zaman zaman zor olacak. Zaten bu nedenle tutuklanmıştım. Onurlu bir gazeteci için otosansür yavaş yavaş ölüm demektir.
Ben bu filmi gençliğimde Suriye'de ve daha sonra diğer bölge ülkelerinde birebir yaşadım.
Bölge ülkelerinin durumu ortada.
Tek tek anlatmaya gerek yok.
Bazılarında örneğin petrol zengini Körfez ülkelerinde duble yollar, köprüler, tüneller, parklar ve binalar müthiş. Ama ülkeyi yönetenler çağ dışı, ilkel, bağnaz ve anti-demokratik.
Özgürlükler namına hiç bir şey yok.
200-300 yıldır sultan, kral ve emirler iktidarın tek sahibi.
Aile ve aşiretleriyle birlikte.
Hepsinde halk kandırılmış, yemlenmiş, dinle avutulmuş ve çoğu zaman cahil bırakılmış.
İnsanlar beyinsel ve düşünsel olarak taş devrini yaşıyor.
Okuyanları dahil.
Cumhuriyetle yönetilenler daha ilginç.
Darbeyle gelip 30-40 yıl kalanlar var.
‘Arap Baharı'yla bazıları değişti.
Ama genellikle hepsi perişan.
Cehalet, yoksulluk, yolsuzluk ve dini bağnazlık ortak payda olmuş.
Azerbeycan örneği çok hoşuma gider:
Baba Haydar Aliyev ölünce oğlu İlham Başkan oldu ve anayasayı değiştirerek eşi Mihriban'ı başkan yardımcısı seçti. Azerbeycan medyasına göre İlham yakında 19 yaşındaki oğlu Haydar'ı ikinci ve kızı Leyla'yı üçüncü başkan yardımcısı seçecek.
Petrol parası olduğu sürece sorun yok.
Halk kırıntılarla oyalanır.
Demokrasi ve özgürlük karın doyurmaz' diyenler çoğalıyor.
Özgür ve onurlu yaşamak' dediğiniz şey de ne!
Her gün sinirinden çatlayıp patlasa da insanlar kaderine razı olacak ve kendilerine dokunulmadığı için şükredip yaşamaya devam edecekler.
İlgisiz, duyarsız, heyecansız ve vicdansız.
Yarın devam edecek.

sozcu-banner-1
Hüsnü Mahalli
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more