Sözcü Plus Giriş
HÜSNÜ MAHALLİ

Tatil YOK

30 Mayıs 2018

Cumhurbaşkanlığı için 5 aday var.
Oy pusulası sırasına göre:
İnce, Akşener, Erdoğan, Demirtaş, Karamollaoğlu ve Perinçek.
TBMM seçimlerinde iki İttifakın dışında HDP ve Vatan Partisi var.
HÜDAPAR önce HDP ile ‘flört' etti sonra AKP' ile ‘nişanlandı'.
Haydar Baş'ın liderliğini yaptığı BTP, CHP-İYİ Parti İttifakından davet almayınca seçim­den çekildi.
Cumhur İttifakı'nda AKP, MHP ve BBP var.
Millet İttifakı'nda CHP, Saadet, DP ve İYİ Parti.
Şimdi de propaganda işine bakalım.
Cumhurbaşkanı olarak Erdoğan, Başbakan Yıldırım ve bakanlar devletin TÜM olanaklarını kullanarak propaganda yapıyorlar.
Uçaklar, resmî araçlar, güvenlik güçleri, yerel idareciler, sınırsız mali kaynaklar, YSK, ve camiler…
OHAL'i unutmamak gerek.
Yasaklar, gözaltılar, korku ve sindirme.
Medya boyutu ise çok farklı değil.
Yerel düzeyde yüzlerce TV, radyo, gazeten­in yanı sıra başta TRT olmak üzere yandaş medyanın tüm araçları.
Bir oranlama olarak buralarda Erdoğan, AKP ve Cumhur İttifakı'na haftada 100 saat ayrılıyorsa İnce, CHP ve Millet İttifakı'na 10-15 saatlik zaman ayrılıyor.
Bildik medya Akşener ve Karamollaoğlu'nu neredeyse hiç görmüyor.
Ama iş haber bülteni ya da haber program­larıyla sınırlı değil.
Bildik medyanın reklamlarından tutun da diziler, bu dizilerdeki diyaloglar ve haber programlarından sonraki sözde tartışmaların tümünde iktidar yalakalığı var.
Örneğin Muharrem İnce ya da Kılıçdaroğ­lu'nun bir konuşmasını yayınlayan TRT ya da bildik TV'ler ya da yandaş gazeteler ‘satılmış' adamlarını seferber ederek iğrenç karşı saldırıya geçiyorlar.
İftiralar, yalan haberler, düzmece fotoğraflar ve rezil yayıncılık.
Hepsi düzeysiz, ilkel, ‘vasat' bir kültürün dışa vuruşu.
İnce, CHP ve Millet İttifakı'na yönelik bu ambargo ve saldırılar seçimin yaklaşmasıyla çok daha sertleşebilir.
Doğal çünkü her şey propaganda ile bitiyor.
CNNTÜRK, NTV ve HABERTÜRK'ün son dönem ‘tarafsız' gibi görünme çabası düşündürücü.
FOXTV'nin ‘ortada gezinen' oyları et­kileme rolü çok büyük ve önemli.
Sosyal medyanın gücünü unutmamak gerekir.
Bu arada herkese büyük görev düşüyor.
Psikolojik üstünlük, başarılı performansın­dan dolayı şimdilik İnce'de.
Erdoğan ve AKP zor durumda.
Bahçeli ile ittifak ters tepti.
İki yıl öncesine kadar Erdoğan'a söyle­mediğini bırakmayan Bahçeli'nin ani ‘Er­doğan aşkı' vatandaşı düşündürüyor.
Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu ve Tuğrul Türkeş olayında olduğu gibi.
16 yıllık iktidarı boyunca AKP iç ve dış politikada çok büyük ve tehlikeli yanlışlıklar yaptı.
Toplumsal barışın sarsılması, etnik ve mezhepsel söylemler, sosyal gerginlikler insanları tedirgin edip bıktırdı.
Erdoğan ve AKP kaybederse nedeni bu olacaktır.
Bugün için kaybedecek gibi görünüyorlar.
İnce, Kılıçdaroğlu ve Millet İttifakı'nın şansı çok büyük.
Ekonomi çok kötü.
AKP moralsiz ve heyecansız.
Söyleyecek hiçbir şeyi kalmadı.
Açıklanan vaatler bunu gösteriyor.
Kaybetmenin ‘ön korkusunu' yaşıyorlar.
Sinirlendikçe çok daha fazla hata yapacak­lar.
Böyle bir korku AKP'yi devlet gücünü de kullanarak ‘her yola baş vurmaya' itebilir.
Yandaş medya çok çirkefleşebilir.
Amaç daha önceleri ‘istikrar' dürtüleriyle Erdoğan ve AKP'ye oy veren ama şimdi daha fazla ‘istikrarsızlık' olmasın diye AKP'den soğuyan ‘esnek' seçmenleri tutmak.
%20 civarında olan bu kesim İnce'ye ilgi duyuyor ve giderek ısınıyor.
Muharrem İnce'nin çok iyi diyalog kurduğu gençler gibi.
Seçimin sonucunu bu seçmenler belirleye­cek.
Ama öncesinde herkese düşen bir görev var:
Yayılmak istenen yalanlara kesinlikle inan­mamak.
Seçim iptal olmaz, sandık hileleri yapılamaz, karanlık senaryolar uygulanamaz ve AKP kaybedecek.
Parti içi kavgalar, sekter davranışlar, kişisel çekişme ve alerjilerin zamanı değil.
Herkes kendi çapında tüm gücünü seferber ederek mücadeleye aktif katılmalıdır.
Palavradan muhalif olunmaz.
Yurtsever asla.
Bu seçim tarihseldir.
Türkiye'yi hep birlikte kurtaracağız.
Her şeyimizi feda ederek.
Ama önce planladığımız tatilleri.
Aydınlık bir Türkiye'de yaşamak için.

sozcu-banner-1
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more