Reklamsız Sözcü
SONER YALÇIN

Erdoğan’ın aklı Akşener’in hatası

26 Haziran 2018

AKP:
– 1 Kasım 2015 seçiminde 49.5 yüzdeyle, 23 milyon 600 bin oy aldı.
– 24 Haziran 2018 seçiminde 42.5 yüzdeyle, 21 milyon 200 bin oy aldı. Yani…
Üç yılda AKP yaklaşık 2.5 milyon oy kaybetti…
MHP:
– 1 Kasım 2015 seçiminde 11.9 yüzdeyle, 5 milyon 600 bin oy aldı.
– 24 Haziran 2018 seçiminde 11.1 yüzdeyle, 5 milyon 500 bin oy aldı.
Parçalanmasına rağmen oylarını korudu…
Erdoğan…
– 10 Ağustos 2014 seçiminde 51.7 yüzdeyle, 21 milyon oy aldı.
– 24 Haziran 2018 seçiminde 52.5 yüzdeyle 26 milyon oy aldı.
Aradaki 5 milyon oyu MHP'den (ve 2015'de yüzde 0.3 oy alan) BBP'den aldı. (Ülkücülerin sadece küçük bölümünün Erdoğan'a oy vermediği görülüyor!)
Yani…
AKP 2.5 milyon oy kaybederken, Erdoğan'a gerekli oyu ittifak yaptığı partiler (ve genellikle MHP) sağladı.
Cumhur İttifakı, Erdoğan'a yaradı.
Baraj altında kalacağı belirtilen MHP yüzde 11.1 oyla herkesi şaşırttı!
Tahminlerde… AKP, MHP'ye “can simidi olacak” deniyordu; MHP'nin Erdoğan'a “can simidi” oldu!
Peki…
Cumhur İttifakı başarılı oldu mu?
1 Kasım 2015 seçiminde AKP ve MHP toplam oyu 61.4 yüzdeyle yaklaşık 29 milyon 300 bin idi.
Bu seçimde oyları, 53.6 yüzdeyle 26 milyon 700 bine düştü. Bunun sebebi, AKP oylarındaki 2.5 milyonluk düşüş oldu!
Sonuçta:
Seçmen Erdoğan'a, “ekonomiyi o bozdu, o düzeltsin oyu” verdi.

Muhafazakar oylarda düşüş

Hep deniyor ki:
Türkiye'de muhafazakar sağın toplam oyu yüzde 70'dir!
24 Haziran seçimi gösterdi ki, muhafazakar sağ oylar eriyor!
Cumhur İttifakı ancak yüzde 53.6 oy aldı.
Yüzde 9.9 oy alan İYİ Parti'yi sağ muhafazakar oylara eklemek zor. Bu yeni parti, oylarını beklendiği gibi MHP'den değil, CHP ve AKP'den aldı!
AKP ve CHP'deki “merkez sağ oylar yuvalarına döndü” diyebilir miyiz?
Bu soruya sağlıklı yanıt bulmak şimdilik zor. Çünkü…
Meral Akşener yürüttüğü kampanyayla tabanının kafasını karıştırdı! Şöyle:
Akşener'i Angela Merkel'e benzetiyorum ben! Partisindeki muhafazakar Hıristiyan Demokratlar, Merkel'e “solcu”diyor! Merkel'in kimi söylemleri, icraatları ve Sosyal Demokratlar ile kolay anlaşması muhafazakarların tepkisine sebep oluyor.
Akşener seçim kampanyasını CHP seçmenine yakın söylem üzerine oturttu! Ayrıca…
İkinci turu düşünüp HDP'ye sıcak mesajlar vermesi, tepkisel milliyetçi oyların MHP'de kalmasına sebep oldu!
Akşener ve İYİ Parti'nin söylemi– görünümü CHP'den pek farklı olmadı!
Anlayamadıkları; CHP'nin yıllar içinde merkez sol değil, merkez sağ parti olduğu gerçeğiydi! Muhafazakar sağ seçmen karşısında ikinci bir CHP gördü! Partisinde kaldı.
Keza:
7 Haziran 2015 seçiminde 2.6 yüzdeyle 949 bin oy alan Saadet Partisi, -AKP'nin onca yıpranmasına rağmen- 24 Haziran seçiminde 1.3 yüzdeyle 673 bin oy alabildi.
Demek ki:
Eski Milli Görüşçüler SP'ye dönmüyor; var olan düzeni onaylıyor!
Toparlarsam:
“Türkiye'de muhafazakar sağın oyu yüzde 70'dir” sözü artık safsatadır. Yüzde 50 bandına kadar gerilemiştir…

Hep ürkek

Partileri ve seçmenleriyle…
Türk politik hayatını siyaset mühendisliği lekeliyor!
Partiler- adaylar programlarıyla değil, kaba “matematiksel hesaplar” ile seçmenin karşısına çıkıyor.
İşte CHP… Yıllar önce “sağ seçmeni kazanma hastalığına” yakalandı! Bu müzmin hastalıktan kurtulamıyor. Gelip geçici olan popülizme hep yenik düşüyor. Sürekli kafasının üstünde “Türkiye'de sağ oylar yüzde 70'dir” lafı sallanıp duruyor!
Bu nedenle… Yoksulu, işsizi, genci, kadını, emekliyi, işçiyi, köylüyü kazanacağı somut politikalar yerine, muhafazakar kültürel gösteriler ve sağ muhafazakar siyasetçi transferi peşinde zaman harcıyor.
Halkçı politikaları unutuyor. Küresel vahşi kapitalizme ve emperyalizme karşı tek söz etmiyor.
Hep ürkek! Hep tutucu.
Hala büyük işveren lobilerinin desteğiyle iktidar olacağını sanıyor. “Sağ sapmadan” kurtulamıyor. Gündeminde iktisat yok.
Alay ettiği “bedava kek” taraftarları, Erdoğan'a tekrar iktidar verdi! Bu bile CHP “bürokratizminin” kitleleri tanımadığını, üstten kibirli baktığını, “eski hastalıklarından” kurtaramadığını gösteriyor!
Bu sebeple… “Erdoğan'ın üniversite diploması yok” gibi “absürtlüklerden” medet umuyor!
Hayli politize olmuş seçmenini, ne örgütlemeyi ne de seçim meydanı dışında kullanmayı becerebiliyor. Seçmen kadar politize olamıyor parti yönetimi…
Hele… Böylesine heyecanlı-umut dolu milyonların “şehir efsanesi” söylemlere enerji harcamasına çanak tutmasına ne demeli?
Oysa. Mesele, bir seçim kazanmak değil; Türkiye'yi sahipsiz bırakmamaktır.
Muhalefetin ne derece çok önemli olduğunu umarım artık kavrarlar…

sozcu-banner-1

6662’ye SOZCU yaz gönder, reklamsız sözcü plus’a anında abone ol. (Türkiye'den)

Soner Yalçın
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more