Reklamsız Sözcü

Erdoğan’dan ‘üçlü koalisyon’ özeni

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, yerel yönetimler sempozyumunda konuştu. AKP iktidarı döneminden önceki enflasyon oranlarıyla kendi hükümet dönemlerini kıyaslayan Erdoğan, yılları ve iktidar partileri söylerken, bugünkü ittifak ortakları olan MHP'nin olduğu yılları 'üçlü bir koalisyon' şeklinde tanımladı.

android-time 13:20
Erdoğan’dan ‘üçlü koalisyon’ özeni
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, yerel yönetimler sempozyumunda konuştu. AKP iktidarı döneminden önceki enflasyon oranlarıyla kendi hükümet dönemlerini kıyaslayan Erdoğan, yılları ve iktidar partileri söylerken, bugünkü ittifak ortakları olan MHP'nin olduğu yılları 'üçlü bir koalisyon' şeklinde tanımladı.

Erdoğan’ın açıklamasından satırbaşları şöyle;

Bu sempozyuma katılan tüm dostlarımıza teşekkür ediyorum. Bu sempozyumun 31 Mart Mahalli seçimleri öncesi düzenlenmesini de çok isabetli buluyorum.

Türkiye son 5 yılda pek çok hadiseyi üst üste yaşadı. Eskiden beri özellikle de 2011’den bu yana, yönetim sistemimizin değişmesini ifade ettik.

Esasen Türkiye’nin yönetim sistemi tartışmaları yeni değildir. Parlamenter sistem içinde koalisyonlarla geçen yılların ülkemize çok ağır maliyeti oldu. Sürekli krizler, kaoslar, darbeler, cuntalar, istikrarsızlıklar ile akıllarda kalan bu dönemlerde her sorumluluk sahibi devlet ve fikir adamı yönetim sistemimizin değişmesi gerektiğini hep söylemişlerdir. Biz de eskiden beri ama özellikle de 2011 yılından bu yana ısrarla yönetim sistemimizin değişmesi gerektiğini hep ifade ettik. Şöyle koalisyon hükümetleriyle geçen dönemlere ait bir tablo var önümde. Bunlar içinde 3 dönem hariç diğerleri hep koalisyonlar… Ve o  dönemler içinde enflasyon şöyle; Son 30 yıl… Bunun 14 yılının enflasyon ortalaması 70,3 fakat şu anda muhalefete bakıyoruz, diyor ki, ‘enflasyonun en yüksek olduğu dönem şu anki iktidarın dönemidir.’

MHP’Lİ KOALİSYONLARDA ‘ÜÇLÜ’ DEDİ

Bakınız;

1989 enflasyon 64,3; tek partili dönem, Anavatan Partisi… 1990 enflasyon 60,4; Anavatan iktidarı… 1991 enflasyon 71,1; Anavatan dönemi… 1992 DYP-SHP enflasyon 66… 1993 enflasyon 71,1: DYP-SHP… 1994 burası bir felaket, enflasyon 120,3; DYP-SHP… 1995 enflasyon 76,1; iktidar yine DYP-SHP… 1996 enflasyon 79,8; Refah-DYP… 1997 enflasyon 99,1; Anavatan-DSP… 1998 enflasyon 69,7; iktidar Anavatan-DSP… 1999 ‘üçlü bir iktidar var’ ama enflasyon 68,8… 2000 orada da bakıyoruz, ilk defa koalisyonlar döneminde biraz düşüyor, yine ‘üçlü bir iktidar’… 2001 orada yine 68,5 enflasyon, ‘üçlü bir koalisyon’… 2002’ye geliyorum, burada bu üçlü koalisyonun düştüğü nokta 29,8… Ortalaması bu 14 yılın 70,3 enflasyon.

Bizden önceki son 14 yılın enflasyon ortalaması 70,3…

Bizim iktidara gelişimizle birlikte koalisyonlar dönemi bitiyor ve 16 yılın enflasyonda ortalaması 9,54…

Şimdi ana muhalefet çıkıyor en yüksek enflasyon AK Parti iktidarları döneminde olmuştur diyor. Yani yalan üzerine siyaset kurulu olduğu zaman çöp çukur çamurdan kurtulamazsınız.

POŞETLERE SAVAŞ BAŞLATTIK

Sıfır atık konusunda yerel yönetimlerin çok çok kararlı ve ısrarlı olmaları gerektiğini savunuyorum.

Son zamanlarda biz plastik poşetler ve benzeri ürünlerle ilgili olarak bir savaş başlattık.

Bu savaşımızı kararlı bir şekilde başlattık. Hatırlıyorum anacığım evde file dokurdu. Fileyle alışverişi yapar gelirdik.

“Biz bu kampanyada 31 Mart kampanyasında file kullanalım” dedim arkadaşlara. Ve “bu bez torbayla fileyle kampanyamızı yapalım” dedim. Asla plastik poşet kullanmayacağız.

Birilerinin bir yerden bu işi başlatması lazım. Güzel olacak şık olacak.

“BU İŞİN SAVAŞINI 16 YILDIR VERİYORUM, İNANIN BAŞARAMADIM”

Hep konuşuruz Safranbolu evleri… Ya kardeşim Safronbolu evleri de şimdi yeni yeni Safranbolu evleri oluşturabiliyor musun? Bunu yapmamız lazım. Başta bizim yapmamız lazım. Niye? TOKİ olarak bu işin savaşını başından beri 16 yıldır veriyorum. 860 bin konut yaptık. Peki başardın mı kardeşim dersen, inanın başaramadım.

Niye? Bu işi insanlarla yapacaksınız, müteahhitlerle yapacaksınız. Kısmen bazı yerlerde başarılı olduk, bazı yerlerde olamadık.

“İNSANOĞLU TOPRAĞA YAKIN YAŞAMALI”

Şehirlerimizde dikey mimari değil yatay mimari için neler yapılabileceği konuşulmalı. Ekranları başında bizi izleyen belediye başkanlarına, TOKİ Başkanlarına sesleniyorum, şehirlerimizi katletmemeliyiz. İnsanoğlu toprağa yakın yaşamalı. Ben son bir yıldır millet bahçeleri, millet kıraathaneleri üzerinde duruyorum. Niye? İnsan için olduğundan. Yerinden yönetim ilkesinin icracı birimleri belediyedir. Mahalli idareler güçlenmelidir.

Siyasette çıkış noktası olan belediyelerin sürekli olarak ileri gitmesi için yatırımlara devam edeceğiz.

Toplumların yükseliş ve yıkılışları medeniyet ile ilgilidir. Medeniyetin özünde ahlak vardır. Modern dünyanın problemi inanç ve ahlaktan yoksun olması, biz böyle yapmayacağız.

Merkezinde insan olmayan işin hayırlı olması mümkün değildir. Yatay mimarı konusunda ısrar ediyorum. Böyle gelmiş böyle gider diyemeyiz.

Kapitalizm orman neyim var her şeyi süpürüyor. Bizim medeniyetimiz neyi gösteriyorsa öyle yapalım. Toprağa yakın mimariyi ön plana çıkaracağız.

Kimsenin gözünün yaşına bakmayacağız. Yıkmak gerekiyorsa yıkacağız. Böyle gitmeliyiz. Merkezi ve idari yönetimlerin iş birliği ile gitmeliyiz. Amacımız 82 milyon vatandaşımızın hepsini kucaklayarak hareket etmek.

Tüm son dakika haberleri için tıklayın.

Son güncelleme: android-time 14:2409.01.2019
SIRADAKİ HABER
Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp more