Sözcü Plus Giriş
ÇİĞDEM TOKER

Bütçe açık tahmini

30 Ekim 2019

2020 yılı bütçe yasası görüşmeleri TBMM'de başladı. Bütçe açığı tahmini 139 milyar TL olarak öngörülüyor.

Bu hedef pek inandırıcı değil. İçinde bulunduğumuz  2019 yılı bütçe açık tahmini konusunda hesaplar çoktan ve aşırı şaşmış durumda, hangi 2020?

Çabuk unutuyoruz. 2019 bütçesi TBMM'ye sunulurken bütçe açığı, 80 milyar 616 milyon TL olarak tahmin edilmişti.

Bu resmi öngörü, yılın dokuzuncu ayında 85 milyar TL ile darmadağın oldu.

Yeni Ekonomi Programı/Orta Vadeli  Program'da gördük ki bu yıl sonu için bütçe açığı tahmini 125 milyar TL'ye yükseltilmiş.

Şaka değil; 45 milyar TL'lik bir farktan bahsediyoruz,

Üstelik bu 45 milyar TL artış da “organik” değil. Rakamlar gerçeği tam yansıtmıyor. Arada bir de Merkez Bankası'ın “kefen parası” diye anılan yedek akçesi devreye sokuldu. Bunun için yasa değişikliği yapıldı.

O nedenle her ne kadar maliye politikasının temel hedefi mali disipline kararlılıkla devam diye ilan edilse de, Merkez Bankası faiz indirimi için baskı altına alınsa da enflasyonun nedenleri ortadan kalkmadıkça bütçe açığı tahmini tutmayacaktır. Bakın bütçe gerekçesinden bağlantılı bir örnek verelim. Kamu özel işbirliği (KÖİ) projelerinde döviz üzerinden sermaye şirketlerine garanti verildiğini biliyorsunuz.

Bu bilgi ışığında normalde şu ifade, bütçe açığı bakımından çok anlamlı olabilirdi: “KÖİ uygulamalarında etkinliği ve verimliliği, ekonomikliği ve bütünlüğü sağlayacak çerçeve bir düzenleme yapılacaktır. Bu kapsamda KÖİ projeleri, kamu yükümlülükleri ve bütçe dengeleri dikkate alınarak planlanacak ve yürütülecek, yatırımların gerçekleştirilmesinde maliyet etkinliğinin sağlandığı durumlarda kullanılacaktır.”

Benzer ifadelerin yıllardır tekrarlandığını ve hiçbir şey yapılmadığını biliyorsanız bu taahhüdün hiçbir önemi kalmıyor.

Pazartesi günü bu köşede duyurduğum “Kuzey Irak'tan gelen icra” başlıklı yazım dolayısıyla bir açıklama ulaştı. Atlasjet Havacılık A.Ş. adına Ali Murat Ersoy imzasını taşıyan yazı “tekzip ve düzeltme” başlığını taşıyor (Resmi belgeye dayanan yazımda yalan bir ifade yer almadığı için, yalanlama anlamına gelen tekzip ifadesini kabul etmediğimi belirtmeliyim.)

★★★

Atlasglobal'in yaklaşık 20 yıldır ulusal ve uluslararası alanda taşıdığı binlerce yolcu ile Türk sivil havacılığının önemli yapı taşlarından birisini oluşturduğu belirtilen metne, cevap hakkına saygı gereği yer  veriyorum:

“Söz konusu dava, taraflar arasında yaşanmış olan hukuki süreçlerden sadece biri olup, yapılan itiraz üzerine herhangi bir hukuki dayanağı bulunmayan ihtiyati haciz kararı kaldırılmıştır. Tarafımızca tahkim şartı nedeniyle ilk adımda Zagrosjet'in diğer hissedarı Saman Sabir Mustafa aleyhine İsviçre'de bulunan ICC Uluslararası Tahkim Mahkemesi'ne başvurulmuş ve yargılama sonucunda da karşı tarafın ortaklık sözleşmesine aykırı davrandığı ve Atlasglobal'e yaklaşık 10 milyon USD ödemek zorunda olduğu, mahkeme kararıyla da kesinleşmiştir. Bununla birlikte Zagrosjet'in diğer hissedarı olan Saman Sabir Mustafa, ICC Uluslararası Tahkim Mahkemesi kararına riayet etmemekte ısrarcı davranmaktadır. Aynı zamanda usule aykırı bir şekilde verilen ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazlar üzerine söz konusu ihtiyati haciz kararı ortadan kaldırılmıştır. Şirketimiz faaliyetlerini hiçbir aksaklık olmadan sürdürmektedir. Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla arz ederiz.”

Not: İhtiyati haciz kararının kaldırılması, 28 Ekim tarihinde yayımlanan yazıyı kaleme alırken haberdar olmadığım yeni bir gelişme. Bununla birlikte, bu durumun 59.5 milyon TL alacağın kesinleşmesine etkisi hususunda birbirine tamamen aksi yönde iki hukuki görüşün varlığını da paylaşmalıyım.

Paylaş Tweet social-whatsapp Whatsapp Paylaş more